AŞK PSİKOLOJİSİ-3-

Kubilay MERCAN Kubilay MERCAN
Psikolojik Herşey

 Kimine göre nesnel manevi,kimine göre maddi aşk. Kimine göre inanç,kimine göre birini sevmek aşk… Ama en çok merak ettiklerimizden biri tabi ki bir insanın insana aşık olması. Bununda bir psikolojisi var tabi ki… Gelin bu psikolojiyi beraber okuyalım… Prof.Dr. İbrahim Bilgen anlatımıyla aşkın tam bir psikolojik tanımı… İyi okumalar.

         Aşk, insanlara mutluluğu tattıran en önemli duyguların başında geliyor. Ancak aşkı yaşamak ne kadar güzel olursa olsun, onu kaybetmek de mümkündür, terk edilmek de. Zaten etrafımıza şöyle bir baktığımızda gözü yaşlı bir çok kadın ya da erkeğe rastlamamızın en büyük nedeni de budur. Zamanında hepsi, gerçek aşkı bulduğunu zannederek ona tutunduğu ve bu insanların gün gelip de ellerindeki aşkı kaybettiklerini gördüklerinde ‘elde var sıfır’ ile yüzleşmişler ve üzülmüşlerdir. Uzun süreli ilişkilerde günlük hayatın tüm alışkanlıkları paylaşılır.

     İki aşık olmanın yanı sıra aynı zamanda iyi bir iki dost ve hayat arkadaşı haline gelinir. Kişinin yaşamının büyük bir bölümü haline gelmeye başlayan böylesi bir ilişkinin kaybı ise sadece bir aşk ilişkisinin değil, hem sevgilinin hem de yegane yol arkadaşının kaybıdır ve kişide onarılması zor yaralar açabilir. Özellikle böylesi ilişkilerin sonlanmasından sonra kişi, ‘kayıp duygusu’nu çok daha derin yaşar. Üstelik çoğu ilişki ise sevgi tükendiği için bitmez. Sevgi devam ettiği halde terk edilmek ise ayrılık acısını arttırır. Çünkü burada ayrılan kişi ayrıca istenilmemek gibi en önemli değersizlik duygusuna neden olan ayrı bir kavramada katlanmak zorundadır. Beraber olunan kişi ile olan beraberlik ne kadar güzel, ne kadar özel ise kaybetmek ve buna katlanmakta o kadar güç olmaktadır. Esasında bunun bir  bağımlılık ve alışkanlık olduğunu kişi ancak kaybettikten sonra anlar. Ayrılığın ardındaki ilk günleri daha zor geçmektedir. Ama zamanla onsuzda olunabileceğini görmek kişide ayrı bir güven duygusunun doğmasına neden olur. Sonuçta aşk, kişinin kendi canını düşünmeden vereceği, yani dünyada en önemli duygu olan ben duygusunun ötesine geçen bir duygudur. Peki bunu çevrenizde kimin için yapardınız??? Sanki cevaplarınızı duyar gibiyim… Evet bende hayatta bunu tek bir varlık için yapardım. İşte gerçek aşk bu… Hayatta Allah kimseye evlat acısı vermesin ama bana başvuran danışanlarımdan gördüğüm ve öğrendiğim ona bile zamanla alışıldığı.  Koşulsuz sevgiyi, beklentiyi, emeği, duygusal paylaşımı, gözlerindeki parıltıyı, saf sevgiyi kimden görüyor yada hissediyorsak ondan ayrılmak o kadar güç olmaktadır. Belki de bu yüzden bu ufak varlıklara aşığız.

     Peki ikili ilişkilerdeki aşk kavramı bitince ne olmakta??? Hep ayrılıkta neler yapılması gerektiği konuşulur. En büyük aşklarda bir gün bitebilir. Birisi bir gün gelir ve “artık sana karşı benim aşkım bitti” diyebilir. Yani her duygu yaşanarak biter. Ayrılıkta ortaya çıkan üzüntülerde yaşanarak biter.Yani bir kişi bir ilişkinin bittiğini idrak edene kadar hep bir umutla bir gün onun döneceğini düşünür. Ne zaman ki hiç umudu kalmaz, işte o gün ayrılığa alışmaya başlar. Bu bir süreçtir ve bu süreç o kişi ile olan  yaşadığı ilişkinin kalitesi ve kendi kişilik yapısı ile çok alakalıdır.

      Umarım yazımı beğenmişsinizdir.

EN SON EKLENEN HABERLER

Anıtkabir ziyaretine 23 down sendromlu çocuk başta olmak üzere toplamda 33 çocuk ve aileleri katıldı.

Eskişehir'de 132 kadın, bir örgü evinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için projelendirdikleri 4 bin 356 parçadan oluşan 100 metre...

Disiplinler arası bilgi alışverişini ve uyum içinde çalışmayı sağlamak amacıyla her hafta düzenlenecek olan seminerlerin açı...

Eskişehir milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı Muğla Sıtkı Koşman Üniversitesi’ndeki akademik açılış yılına katıldı ve ilk dersi verdi....

Odunpazarı Belediyesi, Cumhuriyet’in ilanının 95’inci yılında Cumhuriyet şehri Eskişehir’e ve Cumhuriyet ruhuna yakışır bir parkı hi...

Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Eskişehir...

Eskişehir Web Tasarım