•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

UZUN, MEŞAKKATLİ ANCAK GÜZEL YILLAR ARDINDAN 50. YIL MUTLULUĞU

Yılmaz KARACA Yılmaz KARACA


Yıl 1968, 11. ayın
11’i!..

Daha  16   yaşlarındayım. birgün kendimi  Eskişehir’de buldum. Neler oluyor,  gazetecilik nedir,  bilmiyorum. Düşünecek, hayal edecek yaşata da değilim. Emirdağ ilçesinden amcam “farklı gazeteci” namı ile tanınan rahmetli Celil Karaca, rahmetli babamı Ethem Karaca’yı  ikna ederek, hatta bir anlamda “kanına girerek” Eskişehir’de  bir gazete kurmaya  karar vermeleri sonucu;

-Bu gazete, MİLLİ İRADE doğuyor…


Gazetenin yayına başlamadan bir gün önce Sivrihisar Caddesi Uygur sokakta  kiralanan  odacıkların önünde  kurban  kesildiğini  hatırlıyorum. O dönemin kıdemli gazetecileri kadroda.  

Rahmetli Abdülkadir Gürol, Celal Kağnıcıoğlu , Haşmet  İnöntepe, Nevzat Akay, halen İzmir’de hayatını sürdüren Gültekin Totu’yu hatırlıyorum. 


Bir de  basın camiasının, MİLLİ İRADE için 3 veya 5 ay  ömür biçen kehanetleri kalmış  aklımda… O dönem resmi ilan alma süresi  6 aydı. Amcam  Celil Karaca gazeteciliği bilen kişi.  bizim ise gazete okuru olmaktan öte meslekle yakından uzaktan ilgimiz yok.

 

İlk hayalim, basın tribünü!..

Daha 6 ayı doldurmadan  Celil Amcamın,  rahmetli babamı gazete ile baş başa bırakıp gittiğini hatırlıyorum.  MİLLİ İRADE kapandı,  kapanıyor derken  ilan alma hakkını kazanıyoruz. Ben çıraklık, gazete dağıtımı gibi işlerde çalışıyorum. Boş zamanlarımda da  hurufat  kazalarının başına geçip yazı dizmeyi öğrenmeye çalışıyorum.. O dönemin ustaları  patron çocuklarına işi öğretmemek için ellerinden gelen zorluğu gösterirdi. 
17 Yaşından sonra artık diziyorum, basıyorum, gazete dağıtıyorum. Her gün -14-16 saat gazetede duruyorum. sıklıkla arıza yapan tipo baskı makinası nedeniyle zaman zaman eve bile gidemiyordum.

Büyüklerimiz “Bu mesleğe giren, mürekkep kokusu alan tüm zorluklara rağmen bu meslekten kurtulamaz” derlerdi ki, gerçek oydu. büyük sıkıntılara  rağmen bilhassa babamın inanılmaz  mücadelesi, abilerimin dükkanlarından gelen maddi desteklerle gerçekten başarılamayacak bir olayı geçekleştirme yoluna girmiştik.

***

Basımevinde yaptığım işler yetmiyormuş gibi rahmetli Haşmet İnöntepe, hastası olduğum futbol maçlarına gönderiyor, Şeker Fabrikası sahasında amatör küme  maçlarını izliyorum. Derken  spor yazarlığı sevdası başlıyor. Artık en büyük hayalim;

-Atatürk stadında basın tribününde Eskişehirspor – Fenerbahçe maçını izlemek!..

Gün geliyor, bu isteğim gerçekleşiyor Sasu’lu Fenerbahçe’nin Maçını izliyorum. Bugün de unutmam, Fenerbahçe  ceza sahası üzerinden bir  serbest vuruş kazanıyor, top ağlarda!.. koca tribünde bir tek ben ayaktayım. Yanımda oturan rahmetli Mehmet Aktop’un  ceketimden çekerek “otur yerine”  dediğini dün gibi hatırlıyorum.

 

Habersiz geçen güzel yıllar!..


Bu yazdıklarım sadece benim çocukluk yaşımdaki hatırlayabildiğim anılar..
Daha önümüzde çok uzun yıllar olacakmış meğer.

Gün gelecek, gazetenin yönetimini alacaksın, kendi kadronu kuracaksın, hedeflerini bir- bir aşacaksın ve dönüp bakacaksın ki, 50 yıl geride kalmış...

Bir şarkı vardır ya  “Nasıl geçte habersiz o güzelim yılları.” hatırlatan.

Gerçekten güzel günler var,  bir o kadarda zor yıllar yaşadık. Anadolu da 50 yıl günlük bir gazeteyi yürütmek, yaşatmak; 

-Maddi ve manevi güç ister, yürek ister, inadına yürümek ister!..

Gerçekten Karaca  ailesi olarak Başta rahmetli babam Ethem Karaca, Kazandıkları paranın bir bölümünü gazeteye takviye etmek zorunda olan İrfan, Ahmet ve rahmetli Orhan ağabeylerim ve manevi desteklerini hep hissettiğim ablam Kezban Dölek ve kardeşim Nazife Yıldırım’ın varlıklarıyla  50 yıla ulaştık. 

Halen Gazetemizin imtiyaz sahipliğini yürüten Ağabeyim Ahmet Karaca’nın desteği 50 yıla ulaşmanın en büyük  nedenidir.
Tabi ki Milli İrade nin 50 yıllık serüveni bir yazı ile anlatmak da kolay değil. Belli ki,  bu serüven, ancak birkaç kitapta anlatılabilir. 

***

Yazılamayanları yazan gazete olması, Ülke ve Eskişehir menfaatlerini hep ön planda tutması bu günlere gelmesinin en büyük nedeni  olarak gözetledim. MİLLİ İRADE  Bir okuldu, onlarca gazeteci yetiştirdi.. Elbette ki,

-Yılmaz Karaca’yı da yarattı…


50 Yıl geçmişimizde,  tabii ki benim için çok önemli kadim dostlarım vardı, uzun yıllar omuz omuza çalıştık onlarla. Başta, bana çok katkısı olan Hüsnü Arslan ağabeyim, uzun yıllar hizmet veren Bülent  Özyazıcı arkadaşımın 50 yılda Milli İrade de ayrı bir  yerleri olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.  Suat Topateş, Erdoğan Kahya, Ali Akyüz, Gönül Öktem, Orhan Ilgaz, Sadi Seda, Nazım Aydın ve yeğenim Orbay Dölek gibi daha ismini yazamadığım onlarca  meslektaşıma teşekkürlerimi sunuyorum.
Artık, ikinci nesil bizlerin görevi yavaş yavaş bitmek zorunda. Artık bu bayrağı evlatlarım Ümit ve Alper’in devir alma zamanına geldiğine inanıyorum.
50 yıla ulaşmamızda hizmet eden aramızdan  ayrılan, başta rahmetli babam Ethem Karaca, ağabeyim Orhan Karaca’ya,    tüm çalışanlarımıza Allahtan rahmet dilerken,  hizmet eden diğer çalışanlarımıza teşekkürlerimle uzun ömürler diliyorum.  Okuyucularımıza, destek veren kurum ve kuruluşlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..

-TEŞEKKÜRLER ESKİŞEHİR….

EN SON EKLENEN HABERLER

Odunpazarı Belediyesi, yaklaşan kış mevsiminde kar yağışı ve soğuk hava sonucu oluşacak buzlanmaya karşı önlemlerini aldı.  

Türk Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi delegeleri düzenlenen kahvaltıda bir araya geldiler.

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım