•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

İNSAN VE HAYAT

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

            Herkesin kendi duygu ve düşüncelerinin aynasında görmeye çalıştığı insan, nedir? Gerçekten insanı tanıyor muyuz? Sevdiklerimizin iyi yönlerine, sevmediklerimizin ise kusurlarına ve eksik taraflarına yoğunlaşarak anlamaya çalıştığımız insanı ne kadar tanıyabiliriz? Genel de insanları tanımada çevre ve ön yargılar bizleri yanıltıyor.  

            Bir söz vardır, “Kendini bilen rabbini de bilir.” İnsan zekâsı sadece maddeyi değil, kendini de tanımaya yönelmelidir. Erich Fromm, insanlar karakterlerini, ‘sahip olmak’ eğiliminden,  ‘olmak’ eğilimine doğru köklü bir değişikliğe yönlendirmelidirler, der. Böyle olunca kişi daha emin adımlarla hareket eder. Kişi kendi olması gereken karakterini yaşar.

            Hani denilir ya aya, yıldızlara ve uzayın derinliklerine gidip gelebildik ama yanı başımızdaki komşularımıza, akrabalarımıza ve büyüklerimize bir türlü gidemedik, diyenlerin bu hasretleri ancak kendini ve toplumu tanıyıp bu bilinçle hareket edildiğinde elde edilecektir.

            İnsan, varlıklar içinde yaratıcının bütün sıfatlarına mazhar olan tek varlıktır. Hayat her şeyiyle insana endekslidir. Hayatın baş aktörü insandır. İnsan, Allah’ın cemalinin aynasıdır. “Allah Âdem’i kendi suretinde yarattı.” (Buhârî. "İstilân", l; Müslim, "Birr", 155) Beyanı bunu ifade etmektedir.     

            Hakikat zıddıyla inkişaf eder, yani kusurlarını bilen kişi, kusursuzluğa giden yola ancak onunla girebilir. Ama kendini kusursuz sayan, gerçeğe asla ulaşamaz.  Ruhun en kötü hastalığı kişinin kendini kusursuz sayması ve bu sebeple gerçeği görememesidir. Dolu testi su kabul etmediği gibi, kendini tamamlanmış gören kişi başka şeye ihtiyaç duymayacağından asla kemale ulaşamaz.

             Pascal: İnsan düşündüğü için insandır. İnsanın akla uygun düşünmesi gerektiği açıktır. Akla uygun düşünen bir kişi, her şeyden önce hangi amaç için yaşaması gerektiğini de düşünür. Şimdiki dünyevî insanların neyi düşündüğüne bakın; yukarıda söylenenler hariç her şey hakkında düşünüp konuşurlar. Ama asla insan olmak ne demek, bunun hakkında düşünmezler.

Her şeyden evvel yaratıcıyı unutup ona karşı görevlerini ıskalayan ve tamamen nefsinin kalıbında şekil alan insan sefil bir varlıktır. Çünkü o yaratıcının değil, nefsinin esiridir. Eğer ömrünün sonuna kadar nefsine boyun eğerek onun kumandasında yaşarsa, hayvanî bir hayatın mahkûmu olmaktan öteye geçemez. 

  1. Basrî şöyle der: “Allah’ı tanıyan O’nu sever, Dünyayı tanıyan ise ondan vazgeçer.     

Gerçeğe yönelen insanda görülen ilk değişim, ilk ilâhî tecelli, etrafına saldıran dünyevi zevkleri ret edip başkalarının sefaletine uzanan ıztırâba karşı eylem içine girmesidir. Bu insanda ki merhametin hareketidir. Merhametle kurtuluşa eren ruh etrafında kurtaracak başka varlıklar arar. Başkalarına âit sorumluluklar yüklenir. Başka sefaletlerin azabını çeker. Haykırıcı ve saldırıcı olmaktan çıkar. Merhamet eri olur. Dindar adam, yalnız mâbette değil, hayatının her hadisesinde ve gündelik hareketlerinde bile ibadet halinde bulunur.  

            İnsanı asıl ezen, yaşamak için yaşamanın azabıdır. Hayatı elemli yapan esaslı facia insanın içyapısıyla içinde yaşadığı âlemin çatışmasıdır. Zenginliğiyle gözleri kamaştıran bu kâinatta biz, bir büyük zenginin evine aldığı hizmetçilere benziyoruz. Sevinerek işe başlıyoruz. Orada bir ömür boyunca kullandığımız ve el sürdüğümüz şeylerin bizim olmadığını ve nihayet onun mirasına da konma ümidimiz olmadığını görüp denedikten ve buna inandıktan sonra ıstırabımız ağır oluyor.  (TOPÇU Nurettin, İslam ve İnsan)

Teknolojinin baş döndürücü bir hız kazanarak maddî hayatı zenginleştirmesi sonucu, il­min, sanatın, politikanın ve hatta dinin bile ekonominin em­rine girdiği bir dünyada faturası gittikçe ağırlaşan bir kriz dönemine girildi. Rene Guenon bu krizi şöyle belirtiyor: "Artık hiç bir şey ve hiçbir kimse, normal olarak olması gereken yerde değildir. İnsanlar artık manevi alanda hiç bir gerçek yetki, maddî alanda ise hiçbir yasal güç tanımıyor. Laik çevreler rahat rahat kutsal şeyleri tartışmakta, onların niteliğine ve hatta var oluşuna bile itiraz etmektedirler. Bu, astın üstü yargılaması, bilgisizliğin bilgiler önüne engeller koyma­sı, yanlışın gerçeğe üstün gelmesi, beşerî olanın, ilahî olanın yerini alması, yerin göğü yenmesi, bireyin kendisini her şeyin ölçüsü yapması ve tamamen kendi sınırlı ve yanılabilir aklından çıkardığı yasaları evrene zorla benimsetmeye kalkışmasıdır. (Rene Guenon, Modern Dünyanın Bunalımı, sh. 116.)

İnsanın mânen ve ahlâken düşüşü fıtrattan uzaklaşması demektir. “Eğer hiç imanınız olmadığını hissediyorsanız,  bilmelisiniz ki, bir insanın düşebileceği en tehlikeli konumda bulunuyorsunuz. Maddî azgınlık insanı bencilleştirmiş, egoizmin karanlık vicdanına hapset­miştir. Vahşi materyalizm ve kapitalizm insanı "insanın kur­du" haline getirerek dünyaya "kuvvetli olan haklıdır" felse­fesini yerleştirmiştir. Bu felsefe sayesinde dünyamız, çakalların, sırtlanların dolaştığı korkunç bir mezarlık haline gelmiş­tir. Liberalizmin "kümes rejimi" tavuklarla tilkileri güya hür bırakmıştır. Tilkilerin insafına terkedilen tavukların vay hali­ne. Muhammed İkbal'in dediği gibi bugünkü batı politikası kuzuyu kurda helal etmiştir. Onlar şurada eşitlik dersi verirler, burada ise kan içerler.

Kuran Müminleri vasfederek der ki: "Onlar sözü dinlerler de en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimseler bunlardır. İşte onlar temiz akıl sahipleridir." (Zümer, 18)

EN SON EKLENEN HABERLER

Odunpazarı Belediyesi, yaklaşan kış mevsiminde kar yağışı ve soğuk hava sonucu oluşacak buzlanmaya karşı önlemlerini aldı.  

Türk Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi delegeleri düzenlenen kahvaltıda bir araya geldiler.

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım