DEMOKRASİ DERSİ

İbrahim ERDOĞAN İbrahim ERDOĞAN
Er Meydanı

Bir genel tespitle başlamakta yarar var. İçinde bulunduğumuz modern çağda, insani değerlere en uygun yönetim tarzı demokrasidir ve demokrasilerde iktidar değişikliklerinin yolu sadece ve sadece sandıktan geçer… Aslında konunun kilit noktası tam da bu tanımlamanın içinde yer alıyor. Ancak ne yazık ki; 15 Temmuz 2016’yı 16 Temmuz’a bağlayan gece, ülkemizi yeniden geri kalmış ülkeler kategorisine dönüştürme çabasına hep birlikte tanık olduk. Kabus dolu saatlerde karanlık bir askeri darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalan Türkiye, hiç mübalağasız adeta sırat köprüsünden geçti. Güvenlik görevlilerimizden ve halkımızdan şehitlerimizin olduğu, bir gazetecinin de hayatını kaybettiği kara gecede, Türk halkının demokrasiye olan inancıyla meydanları doldurup, darbeye karşı tarihi bir direnç ortaya koyması ise geleceği karartılmak istenen Türkiye’nin en büyük güvencesi oldu. Tavrını her zaman demokrasiden yana koymuş insanların böyle kritik günlerde tarihsel görevleri vardır. Öncelikle milli iradenin doğrudan hedef alınmasına, demokratik seçimler sonucunda halkın tercihiyle toplumu yönetme yetkisi alan iktidarların demokrasi dışı müdahalelerle iktidardan uzaklaştırılmasına ve silahlı darbe girişimleriyle alaşağı edilmeye çalışılmasına asla rıza göstermezler. Zira askeri darbelerin, artık bu devirde bir ülkenin kaderi olmadığına inanırlar ve özellikle böylesi sancılı günlerde demokrasi ve özgürlüklerin yanında olunması gerektiğini savunurlar. Bir gazeteci olarak ülkemizdeki bu darbe girişiminin öncelikle; basın ve ifade hürriyetinin her koşulda korunması gereken en temel hürriyetlerimizin en başında geldiğini bir kez daha gösterdiğini düşünüyorum. Başta Cumhurbaşkanı’nın cep telefonu aracılığı ile yaptığı çağrı olmak üzere; Başbakan, bakanlar, siyasi parti liderleri ve darbe karşıtı komutanların çağrılarının medya organlarından duyurulması ile birlikte halkın harekete geçerek meydanları doldurduğu gerçeğini hiçbir zaman unutmamalıyız. Sevindirici olan da şudur ki; Gönlü her zaman halkın haber alma hakkından yana çarpan gazetecilerin çok büyük çoğunluğu, görevlerini cesaret ve kararlılıkla yerine getirmişler, canları pahasına da ilkesel bir duruş sergilemişlerdir. Meslektaşlarımızdan Yeni Şafak Gazetesi Foto Muhabiri Mustafa Cambaz’ın şehit olması, çok sayıda meslektaşımızın görevi başında tartaklanması, dayak yemesi, darp edilmesi, darbelerin ve darbe girişimlerinin basın mensuplarına çıkardığı acı faturaların somut belgeleri olmuştur. TRT ve Doğan Medya Grubu’ndaki meslektaşlarımız başta olmak üzere, darbe girişimcilerinin bir fiil müdahalesiyle karşı karşıya kalan gazetecilerin onurla direnmesi, tehdit altında olmalarına rağmen, mesleklerinin gereğini yerine getirme kararlılıklarından vazgeçmemeleri, Türk basınının onur sayfalarındaki yerini almıştır. En büyük tesellimiz de, kabus dolu kara gecenin sabahında demokrasinin kazanması olmuştur.

EN SON EKLENEN HABERLER

AK Parti İl Gençlik Kolları Danışma Meclisi gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan, AK Parti Büy&uu...

Vali Özdemir Çakacak, Dünya İnsan Hakları Günü bir mesaj yayımladı.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Boyplast Yönetim Kurulu Başkanı Metin Saraç; EOSB’y...

Pazarlarda aynı cins ürünlerin farklı fiyatlara satılması ile ilgili kafalarda soru işareti oluşturuyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin haftalık pazar toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda yerel seçimlerde özellikle kırsal böl...

Odunpazarı Belediyesi tarafından 2017-2018 döneminde açılan Fotoğrafçılık Atölyesine katılan öğrenciler tarafından &ccedi...

Eskişehir Web Tasarım