PANİK ATAĞA BİRDE BU AÇIDAN BAKALIM

Kubilay MERCAN Kubilay MERCAN
Psikolojik Herşey

     İlk atak başlıyor

     Hiçbir neden yokken birdenbire başlayan göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes alamama, terleme, titreme, üşüme ya da ürperme, bazen de bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik; düşecek ya da bayılacakmış gibi olma, uyuşma ya da karıncalanma gibi belirtiler, kişiyi dehşet içinde bırakır. 
O an “kalp krizi” geçirdiğini  ya da felç geçirmekte  olduğunu zannederek  yoğun bir “ölüm korkusu” ya da “felç olma korkusu” yaşar.

     Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik, kendisini ya da çevresini bir garip ya da değişik  hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla, “kontrolünü kaybetmeye” ya da “çıldırmaya başladığını” düşünerek kendisine ya da çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar.

     Hasta büyük bir korku ve endişe ile yakınları tarafından en yakın doktor ya da acil servise götürülür. Orada yapılan bir çok muayene, çekilen  film, EKG, BT ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz,  oksijen verilerek ya da “sakinleştirici” bir iğne yapılarak evine gönderilir.

     Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar “hiçbir şeyi yok” ya da “stresten olmuş”derler.

     Ataklar tekrarlıyor:

     Hasta o an biraz rahatlamakla birlikte, bir süre sonra yeni bir Panik Atağı ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve her yeni atak ile acil servislere taşınmaya başlar. 

     Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılmasına ve hiçbir olumsuz sonuç bulunmamasına rağmen hasta bir türlü iyileşmez; hatta kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar.  Bu nedenle başvurulan değişik doktorlarca defalarca muayene ve her seferinde yapılan incelemeler için   dünya kadar para harcanmasına rağmen hastanın şikayetlerini açıklayabilecek herhangi bedensel bir hastalık saptanamaz.

     Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından, tansiyon ve kalp ilacına ve vitamine kadar değişik ilaçlar ile tedavi edilmeye çalışılır, ancak bir türlü sonuç alınamaz.

     Beklenti Anksiyetesi gelişiyor:

     Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar arasındaki dönemde;  gergin, huzursuz  ve endişeli bir şekilde her an yeni bir Panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok artırır.

     Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir. Panik ataklar bu şekilde oluşmaktadır. Umarım bu haftaki yazımı beğenmişsinizdir.

EN SON EKLENEN HABERLER

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlar Konseyi Vali Nurullah Naci Kalkancı’yı ve Adıyaman Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu’yu zi...

1836 yılında inşa edilen ve günümüzde halen aktif olarak kullanılan Osmanlı eseri tarihi ahşap caminin son hali, bakımsız olmasından do...

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Rabia Akman, OHAL yasasının kaldırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Sağlık Sen delege seçimleri başkan adaylarından Safiye Eroğlu’nun yapmış olduğu başvuru sonucunda Ankara 2. İş Mahkemesi tarafından iptal...

Birleşmiş Milletler Gönüllüleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Keçiören Belediyesi ve Uluslararası ...

Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli bir doktorun hasta yakını tarafından darp edilmesine Eskişehir&r...

Eskişehir Web Tasarım