•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

CAMİ VE ŞEHİR

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

Dünyada büyük medeniyet kurmuş bütün milletlerin çıkış noktası kutsal bir mabedin bulunduğu şehirdir. Yeryüzünde mabetsiz bir toplum bulmak mümkün değildir. Bu bağlamda her medeniyetin ruh kökünü yansıtan etken dindir. Bütün dillerde mabetlerin “Allah’ın evi” anlamına gelmesi (Beytullah gibi)  insanın fıtratındaki, “özü arama bilincinin” ortaklığına işaret etmektedir. Medeniyetlerin çoğunlukla mabet merkezli olarak inşa edildiği görülmektedir.  

Mabet “ibadet edilen yer”, “ibadethane”  anlamına gelir. Medeniyet kelimesinin lügat manası da kentleşmek, kentli ve de ince zarif olmak, demektir. Medeni terimi şu anlamlarda kullanılmaktadır. “Medeni insan” yani görgülü olma hali, ayrıca gelişmiş toplumları gelişmeyenlerden ayırt etmek için de kullanılır. Medeni ve gayri medeni toplumlar gibi.

 Kuran-ı Kerimde: “Sizi topraktan yaratan ve yeryüzüne yerleştirerek burayı kalkındırmakla görevlendiren O'dur.” (Hud, 11/61.) Bu ayet yeryüzünü müminler için secde edilen yer kılan Rabbimizin aynı zamanda orayı imar etme görevini de insana verdiğinin işaretidir. Bu ayetten hareketle İbn-i Haldun ünlü ‘Umran’ teorisini bir medeniyet kuramı olarak geliştirmiştir. Bu ayet bize en çok yaratılış gayemizi hatırlatarak, yeryüzünde bir medeniyet kurma görevini de yüklemektedir. Bu da sadece mabet inşa etmekle değil aynı zamanda insanı medenileştirerek medeniyet kurmayı göstermektedir. Mabetleri inşa etmenin yanında esas olanın onların vasıtasıyla insanı imar etmek olduğu anlaşılmalıdır. Çünkü insanın vicdanını, ruhunu ve gönlünü imar edemediği takdirde mabette de olsa gerçek bir medeniyet inşa etme imkânı yoktur. İslam’ın örnek ahlakı bunun için çok önemlidir. Ahlakı olmayan toplumların medeniyet inşası muhaldir. 

Mabetler, medeniyetin temelinde yatan dinin en önemli aracı kurumlarıdır. Medeniyetin temelinde Medine varken, Medine’nin temelinde de din vardır. Mabetler topluma bir güven duygusu kazandırdığı gibi zaman zaman kendi tarihsel ve kültürel kimliğindeki temel inanç, ruh ve aklın nasıl bir kimliğe dönüşerek kendi benliğini yansıttığını insana sürekli hatırlatır.

Caminin şehrin merkezinde olması yaklaşımı, bazı durumlarda fiziki anlamda tam ortada olmak, çevresindeki bütün mahallelerin camiyi dairevi olarak kuşatmaları ve ana yönlerde eşit mesafede olmaları anlamına gelmeyebilir. Buradaki merkez olma durumu öncelikle sosyal hayatın, insanın dünyasının merkezinde olmakla ilgilidir. İbadet mekânları olan camileri merkezde olan ve günde beş vakit ezanın okunduğu bir şehirde, hemen yakınındaki sakinlerinin, hatta eğitim ve ticaretle uğraşanların, hayatlarının her aşamasında ve günün her saatinde, düşünce ve davranışlarının merkezinde din olacaktır. Böylesi bir şehirde iyi şeyler yapmak daha kolay, kötülükler ise daha zor olacaktır.

İlk mescit Kâbe’den sonra Müslümanlara mabetlik yapmış ikinci mescit, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hicreti sırasında inşa ettiği Kuba’dır. Kuba, aynı zamanda ilk cuma namazının da kılındığı mekânın da adıdır. Ancak Hz. Peygamber’in önderliğindeki Mekke döneminin Müslümanlarının ibadetleri için yöneldikleri mekân, Hz. Süleyman’ın yaptığı Mescid-i Aksa’dır. Bu mescit, Hz. Peygamber’in (s.a.s.), miraçta ziyaret ettiği mabettir.

Bir diğer mescit, Mekke’den Medine’ye hicret gerçekleştikten sonra, Allah’ın Elçisi’nin inşa ettiği Mescid-i Nebevi’dir. Efendimizinin işaret ettiği gibi: “(İbadet için) sadece şu üç mescide yolculuk yapılır: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksa.” (Buhari, Mescidü Mekke, 1; Müslim, Hac, 415)

Mescid-i Nebi, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde, mabet; yönetim merkezi, okul, diplomatik kabul ve görüşmelerin yapıldığı yer, hukuki ve ticari sosyal meselelerin konuşulduğu ve görüşüldüğü önemli ve etkin bir merkez konumundadır. Böyle olunca Mabetler, insana sabitelerini hatırlatır. Mabetler, toplumsal hayata insanı hazırlar.

Mabetler, toplumsal süreklilik ve mekânın merkeziliği üzerinden medeniyet çerçevesini belirler. Bir anlamda o, huzur ve sükûnun sağladığı hareketsizlikte engin derinliği yeşertir.

Mabetler, toplumsallaştırma işlevi görerek bireyin hayatına anlam katar. Mabetler, yoluyla oluşturulan yakın mümin dost çevresi bireye güvenilir bir sosyal çevre imkânı sağlar.

Mabetler, inananları inanç temelli bir gaye etrafında toplayarak “biz olma” ve “bir gruba aidiyet” bilincinin kazanılmasına katkı sağlar.

Mabetler, insana sürekli bir şekilde itikat, ibadet, ahlak, sağlık, örf ve âdetler gibi pek çok alanda kimliğin sağlam temellerini hatırlatır. Mabetler, varlığıyla toplumu kolektif bir ruhta tutma, destekleme ve yaşatma yolunu öğretir. Mabetler, toplumsal hayata zarar verici, bireysel yaşamı büyük oranda tahrip edici kötü iş, çirkin davranış ve toplumsal vicdana sığmayan insana insan olduğunu hatırlatıcı hakikatlerin öğretildiği mekânlardır.

Mabetler, narsist duyguları gemleyerek insanın kendisi dışında ihtiyaç sahibi pek çok varlık olduğunu ve kâinatta halife olarak insanın bu mesuliyeti taşıması gerektiğini hatırlatır.

Sonuç olarak İslam şehri İslam’ın yaşandığı şehirdir. İslam şehrini birtakım fiziki özellikleri ile diğer şehirlerden ayırt etmek gerekirse caminin merkezde olduğu şehirdir. İslam’ın yaşanması ile caminin merkezde olması birbiri ile irtibatlı olan şeylerdir. Eğer kültürde, sosyal hayatta, dinî hayatta İslam merkezde ise cami de mutlaka merkezde olur. Orada İslam’ın yaşandığı, merkeze konulmuş olan o hâkim abidevi cami yapısı ile tescil edilmiş olur. İstanbul’da bunun en güzel örneklerini görüyoruz. Ecdadımız Ayasofya’yı cami yapmışlar, oranın en büyük yapısı ve fethin bir sembolü;  Süleymaniye’yi Sultanahmet’i inşa etmişler, dolayısıyla cami o mekânın İslam’ın hâkim olduğu bir mekân olduğu anlamına geliyor. İki tane İstanbul var, İstanbul’da ecdadın kurduğu bölgeler ile sonradan oluşan bölgeler arasında bu farkı bariz bir şekilde müşahede edebiliyoruz.

EN SON EKLENEN HABERLER

Odunpazarı Belediyesi, yaklaşan kış mevsiminde kar yağışı ve soğuk hava sonucu oluşacak buzlanmaya karşı önlemlerini aldı.  

Türk Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi delegeleri düzenlenen kahvaltıda bir araya geldiler.

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım