•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

İSLAM’DA AİLENİN ÖNEMİ

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunda düşünenler için dersler vardır. (Rum, 30/21)

Aile Toplumun Çekirdeğidir. Aileler birleşerek toplumları meydana getirir. Bu çekirdek topluluk her çeşit faziletin kaynağıdır. Sağlıklı nesiller bu yuvada yetişir. Çocuk, gelişmesini de ahlâk ve terbiyesini de önce buradan alır. İnsan sevgisinin kaynağı da ailedir. Bir milletin sahip olduğu bütün özellikleri bir ailede görmek mümkündür. Bir toplulukta aile ne kadar sağlam temellere oturur ise o aileden meydana gelen toplum, o nisbetle sağlam yapıya sahip olmuş olur. Bunun içindir ki dinimiz aileye büyük önem vermiştir.

Allah, evlerinizi sizin için bir huzur ve sükûn yeri yaptı.  (Nahl, 16/80)

Aile Nikâhla Kurulur. Nikâh, Allah’ın rızasını temin etmektir. Allah’ın izni ve rızası mutluluğun ön şartıdır. Nikâhın olmadığı yerde zina ve fuhuş olur o da pişmanlıkların en büyük kaynağıdır. Evlilik olmadan, evlilik sözleşmesi yapılmadan aile kurulmaz.

Evet, aile nikâh ile kurulur, evlenmeyen kimse bu kurumdan yoksun kalır. Evlenmemeyi ve aile kurmamayı fazilet saymak yanlıştır, Peygamberimizin sünnetine aykırıdır. Nikâh, her ne kadar medenî bir sözleşme ise de bir yönü ile ibadettir. Bunun için dinimiz evlenmeyi teşvik etmiştir. Evlilik Kişiyi Haramlardan Korur. Pek çok kötülüklere karşı en önleyici vasıta ailedir.

Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. (Nur, 24/32)

Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. (Rad, 13/38)

Rasulullah (s.a.v) buyurdular ki: Dört şey vardır, bunlar geçmiş peygamberlerin sünnetlerindendir: Haya, koku sürünme, evlenme, misvak kullanma.(Tirmizî, Nikah 1,(1080     

Hz. Aişe’nin naklettiği bir hadiste şöyle buyurulmuştur: Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çoğunluğunuzla övüneceğim. Kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin evlenme gücü bulunmayan da oruca devam etsin. Çünkü oruç onun için (harama karşı) bir kalkandır. (İbn Mace, Nikah, 1/1919)

İslam'da Ruhbanlık Yoktur. Hz. Enes (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s)'in eşlerinin hâne i saâdetlerine bir grup erkek gelerek Rasulullah (a.s)'ın (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sordukları husus açıklanınca sanki bunu az bularak: "Rasulullah (a.s) kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir (bu sebeple O'na az ibadet de yeter) dediler. İçlerinden biri: "Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım" dedi. İkincisi: "Ben de hayatımca hep oruç tutacağım, hiç bir gün terk etmeyeceğim" dedi. Üçüncüsü de: "Kadınları ebediyen terk edip, onlara hiç temas etmeyeceğim" dedi. (Bilâhare durumdan haberdar olan) Hz. Peygamber (a.s) onları bularak: "Sizler böyle böyle söylemişsiniz. Hâlbuki Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanınız benim. Fakat buna rağmen, bazen oruç tutar, bazen yerim; namaz kılarım, uyurum da; kadınlarla beraber de olurum. (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi beğenmezse benden değildir" buyurdu. (Buhârî, Nikah 1; Müslim, Nikah 5, (1401); Nesâî, Nikah 4, (6, 60)).

“Kul evlendiği vakit dininin yarısını tamamlamış olur. Artık geri kalan yarısında da Allah'a karşı gelmekten kaçınsın.”(Tergib,Beyrut, 1968, 3/42  (Beyhâkî'den)

Aile Kurulurken Eşlerin Birbirlerini Seçmesi Önemlidir. Çünkü bu, geçici bir süre için bir araya gelme değil, çoğunlukla ölüme kadar devam edecek bir sözleşmedir. Eşler birbirlerinde bu kurumun devamını sağlayacak özellikleri aramalıdırlar. Canım ne olacak evlenmek helal ise ayrılmak da helaldir deyip gerekli araştırmayı yapmadan karar vermek, sonunda pişmanlık duymaya sebep olur.

Peygamberimiz bu konuda bir uyarıda bulunuyor ve eşlerde tercih edilmesinde yarar olan özelliğe dikkatimizi çekiyor. Şöyle buyuruyor: 

Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (a.s) buyurdular ki: "Kadın dört hasleti için nikahlanır: Malı için, nesebi (asaleti) için, güzelliği için, dini için. Sen dindar olanı seç de huzur bul. (Buharî, Nikah 15; Müslim, Rada 53, (1466); Ebu Davud, Nikah 2, (2047)

Peygamberimiz kadını, bu dört özellikten herhangi birisi ile nikâh etmenin mubah olduğunu, ancak dindar olan kadının tercih edilmesini tavsiye ediyor. Çünkü Kur'an-ı Kerim, bu özelliğe çok önem veriyor. Peygamberimize sordular: “Ey Allah'ın Resûlü! Kızlarımız kölelerimizle evlenebilecekler midir?”Bunun üzerine şu ayeti kerime nazil oldu:

Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki, Allah katında en değerli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir ve her şeyden haberdardır. (Hucurat, 49/13)

Elbette Allah katında üstün bir değeri olan kimse, diğerlerine tercih edilir ve edilmelidir. Böyle davranan kimse pişman olmaz. Dindar olan kadın, kocasının malını korur, israftan sakınır. Çocuklarının terbiyeleri ile ilgilenir, onları da dinlerine bağlı olarak yetiştirir. Bu ise aileye huzur getirir. Bunun içindir ki Peygamberimiz:

Rasulullah (a.s) buyurdular ki: "Dünya bir meta'dır. Dünya metaının en hayırlısı saliha kadındır." (Müslim, Rada 64, (1467); Nesaî, Nikah 15, (6, 69) buyurmuştur.

Bir başka hadis-i şerif ise şöyledir: İnanmış bir kişi Allah Teala’nın emirlerine sarılıp yasaklarından kaçındıktan sonra saliha bir kadından daha hayırlı hiçbir şey elde etmiş olamaz. (Çünkü iyi bir kadın) Eşinin söylediğini tutar, yüzüne bakarsa gönlü açılır, karısı(nın bir şeyi yapması veya yapmaması) üzerine yemin ederse yeminini yerine getirir. Eşinin bulunmadığı zamanda ona ve malına hıyanet etmez. (İbn Mace, Nikah, 5/1847)

Karı ile Kocanın Hakları ve Görevleri Vardır: Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi kadınların da erkekler üzerinde birtakım iyi davranışa dayalı hakları vardır. (Bakara, 2/228) buyurulmuştur.

Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur:  Rasulullah (a.s) buyurdular ki: "Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır." (Tirmizî, Tefsîr Tevbe, (3087)

EN SON EKLENEN HABERLER

Odunpazarı Belediyesi, yaklaşan kış mevsiminde kar yağışı ve soğuk hava sonucu oluşacak buzlanmaya karşı önlemlerini aldı.  

Türk Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi delegeleri düzenlenen kahvaltıda bir araya geldiler.

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım