•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

SEN DE AĞLADIN MI KARDEŞİM?

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Günümüzde artık moda, ya da mecburiyet oldu.

Meraklıları, bir gün öncesinin ya da gün içinde gelişen haberleri internetteki haber sitelerinden okumakta. Haberler haber kanalları duyurusuyla “bayatlamış” bulunuyorsa ilgi daha çok yorumlar üzerine…

Ben de o nedenlerle güncelliğimi internette, çoğu yazılı basına ait haber siteleri aracılığı ile tazelemekteyim. Dün öğle öncesi aynı amaçla bilgisayarın başına oturdum. Gezinti sırasında bir başlığa takıldım;

-Türkiye 2-1 İngiltere. Helal olsun çocuklar!..

Kendi kendime gülümsedim.

Başlığın bir futbol karşılaşmasının sonucunu verdiği belliydi. Kendi kendimi sorguladım.

-Bir 15 gün önce olsa, hemen tıklardın değil mi?..

Evet, tıklardım!.. Sanırım “medyada yer almayan herhangi bir milli maçın skoru veriliyor.” Düşüncesiyle. Ne bileyim,

-17 Yaş altı Millilerimizin zaferi düşüncesiyle belki de!..

 

KAÇ KİŞİ BİLİYORDU, DERSİNİZ!..

Oysa o başlığın ne anlama geldiğini bir 12 saat öncesinden biliyordum.

-Türkiye Ampute Milli Takımının, İngiltere millilerini 2-1 yenip Avrupa Şampiyonu olduğunu mesela!..

Niye “15 gün önce olsaydı” dedim ki?..  Çok açık;

-Ampute’nin ne anlama geldiğini, böyle bir futbol oynandığını, ülkemizde de 20 kadar spor kulübünün olduğunu bilmiyordum ki!..

Benim gibi “kaç kişi bilmiyordu” , onu da merak etmekteyim.  Çok ilgili kişiler dışında elbet de… Gazete sayfalarında kaç sütuna, TV haberlerinde kaç saniye yer almıştı ki daha önce.

Oysa Ampute Futbol Avrupa şampiyonası 3. Kez düzenleniyormuş mesela. “Bizim çocuklar da 3. Kez katılmaktaymış. Üstelik diğer ikisinde;

-Yarı final oynayıp, finali görememişler…

 

 NEYMİŞ, ÖĞRETTİLER AMPUTEYİ!..

Bütün bunları ve “Ampute futbol” ilgili bütün “bilinmezleri” geçtiğimiz Pazar gecesi TVl’lerin başında öğrendik. Kuşkusuz “tamamlayıcı bilgi” olarak dünkü gazetelerden, onların güncel internet sayfalarından öğrendim!..

Hatta radyoların sıradan müzik programlarından…

-Sen de öyle, değil mi kardeşim?..

Oysa, engellilerin rehabilitasyonu amaçlı bireysel  sporların yaygınlaştığını, uluslararası karşılaşmalara ulaştığını biliyordum. Giderek

“Tekerlekli Sandalye Basketbolu” örneği takım sporlarının da ilgi görmeye başladığını, turnuvalar düzenlendiğini de…

Ampute Futbolu da, birer bacağı ya da kolundan yoksuk 12 genç adam belletti hepimize…

-Hem de Avrupa Şampiyonu sıfatıyla birlikte…

;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;; 

Evet, ben ağladım!..

 

Epey yıllar önceydi.

Hakkı Kutlu yönetiminde “Midas” adında oldukça kaliteli haftalık bir yayın çıkıyordu ben de “Kent Nostaljisi”ne yönelik yazılarla katkıda bulunuyordum yayına Kutlu dışında mesleğin ilk deneyimlerini yaşayan genç, heyecanlı bir ekip. O günlerde bir sinema yapımı gişe rekorlarıyla ortalığı kasıp, kavurmakta. Sinema salonları tıklım, tıklım…

Bizim gençler de gidip izlemişler “Hüsnü Abi sen de gidip, görmelisin.” Demekte ısrarlılar. Sinema yapıtlarını severim de, rahmetli Önder Baloğlu gibi “müzmin tiryakilikten” çok uzaktayım.

Çaresiz gittik. Çocukların dediği gibi benim ilgimi çekebilecek bir konu. 12 Eylül faşist yönetimin yoğun izlerini işleyen, pek çok örneğini yaşadığımız, bildiğimiz toplumsal bir dram…

İzlerken hıçkırıklar zorluyor insanı, daha da dayanamayıp, kapıp-koyveriyorsun gözyaşlarını. Dönüşte doğrudan ofise gittiğimde çocuklar fırsatı kaçırmadı;

-Sen de ağladın mı Hüsnü Abi?..

Ruh halimin itirafını bizzat duymak istiyorlar besbelli. Biraz hırçınlıkla, kısaca giderdim meraklarını;

-Ağladım tabi ya!..

***

Pazartesi akşamı Ampute futbol milli takımızın İngiltere karşısında oynadığı finali izlerken hatırladım yıllar öncesinin bu anısını. Gerçi anlamlı bir nedenle İstiklal Marşımızı dinlerken de boğamızın düğümlendiğini bilirdim ama, maç anındaki duygularım bir başka kabarmakta…

Koltuk değnekleriyle 6 adam futbol topunun peşinde koşturmakta. Daha doğrusu eksiklikleri nedeniyle daha çok topu koşturmaktalar… Öyle iyi çalışmışlar, öylesine “top cambazı” gibi davranmaktalar ki…

-Pas kayıpları yüzde 10 bile değil…

-Evet,  o mücadeleyi, şampiyonluk hırslarını yansıtan fiziksel fedakarlıklarını görünce düğümlenen boğazım, zaman zaman hıçkırıklarımı engelleyemedi. Kuşkusuz göz yaşlarımı da…

Evet, ben ağladım. İzlemişseniz eminim siz de…

-Helal olsun ay yıldızlı o forma onlara…

EN SON EKLENEN HABERLER

Türkiye Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı, “Türk Dünyası 3.Gazeteciler Şurası”nı, bu yıl Türk Dünyası Kült...

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikoloğu Yelda Öge, sonbahar mevsimiyle birlikte havaların soğumasının ve güneşle olan ilişkinin azalmas...

Türk ve Alman vatandaşlarının sosyal güvenlik hakları konusunda bilgilendirmeye yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Alman Eme...

Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sokaklarda uyuşturucu sattıkları şüphesi ile İran uyruklu 3 kişiyi bir miktar esrar ...

Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, 19 Eki̇m Muhtarlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Eskişehirli kadın muhtarlarla Ankara’da kahvaltıda bir araya geldi. Kadın muhtarların tale...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım