UNUT GİTSİN…

Avni GELENDOST Avni GELENDOST
Dostça

“Uzun evlilik yılına karşın erkek çocuğu olmayan adam Tanrıya dua etmiş:

“Ey ulu tanrım. Bana bir erkek evlat ver. Mürüvvetini gördükten sora yoluna kurban edeyim.”

Duası kabul olan adam bir erkek evlat sahibi olmuş.

Erkek evlat büyüdükçe, adamın aklına tanrıya verdiği söz düşüyor, huzursuzluğu artıyormuş.

Adam bir gün, sorunu imama açıp şöyle demiş:

“ Hocam durum böyle böyle. Ben Tanrıya erkek evlat için dilekte bulunmuş mürüvvetini görünce yoluna kurban edeyim demiştim. Şimdi çocuk büyüdü. Ne yapmam lazım?”

“Sözünü tutmalısın” demiş imam:

“Yoksa günahkâr olursun.”

Adamı almış bir düşünce.

Bir yanda verdiği söz.

Diğer yanda büyümekte olan oğlu.

Bektaşi gelmiş aklına.

Huzura çıkıp anlatmış:

“Baba erenler böyle böyle. Tanrıya söz vermiştim. Şimdi çocuğumu kurban etmem gerekir mi?”

Bektaşi sormuş adama:

“Sen söz verirken duyan oldu mu?”

“ Olmadı.”

“Gören oldu mu?”

“ Hayır olmadı.”

“Peki, aranızda senet sepet var mı?”

“Hayır yok.”

Geriye yaslanan Bektaşi gülmüş:

“Madem öyle. İnkâr et gitsin.”

--//--

Dün bu fıkrayı okurken, politikacılar geldi aklıma.

Konuşanlar, konuştuğunu unutanlar.

Halkına söz verip te yerine getirmeyenler.

Birlikte yola çıkıp ta iktidar nimetlerinin kalabalığından yararlananların yanı sıra yararlanamayıp ayrılanlar..

Arkadaşlarını bir pula satanlar.

Dost görünüp te düşman kisvesine bürünenler.

Saymakla bitmeyecek daha neler neler.

Buradan yazmaya kalksak ne sütunlar alır.

Ne de sayfalara sığar.

Dün dündür politikası izleyerek halkın gözünde kral olanlara şimdilerde padişahlarda eklendi.

Bir günkü konuşması diğer günü ile tutmayan politikacılar halkın kendilerine soru sorarak verdiği sözleri tutmadığını hatırlattığında nasıl inkar ettiklerine şahit olmuyor muyuz?.

Her neyse güzel bir fıkra ile başlamıştık yazımıza.

Yine güzel bir fıkra ile noktalayalım ne dersiniz?..

********

“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam 
boynunu büküp son makamını söylemiş:
“Hiç.”
“Daha niye kabarıyorsun be adam. 
Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
“Hiçlik makamında!”

--//--

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

EN SON EKLENEN HABERLER

İlk yerli ve milli kripto para olarak lanse edilen Turcoin üzerinden çok sayıda kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle gözaltına alı...

Yılmaz Vural ile el sıkışan Eskişehirspor’da beklenmedik bir olay yaşandı. Başkan Halil Ünal ile görüşen tecrübeli teknik ad...

Golcü arayışlarında Pote ve Biseswar ile görüşen kırmızı siyahlılar şu ana kadar iki oyuncudan da olumlu cevap alamadı. Yüksek &uu...

Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney, dekan yardımcıları, program birincileri ile aileleri bir araya ge...

Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, hayvan hakları ihlalleri konusunda alınan önlemlerin yeterli olmadığını vurgulayarak çöz&u...

Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı vergi yapılandırması konusunda vatandaşları uyaran bir açıklama yaptı. Açıklamada, 7143 sayılı Vergi ...

Eskişehir Web Tasarım