•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

EY ADALET SEN NERDESİN?

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

Biliyoruz ki dünya küçüldü. Sadece ülkemizi değil tüm dünyayı takip edip merak ediyoruz. Artık insanlık, hak ve adalet gibi manevi değerleri arar olduk.  Global olarak tüm dünya ekseninde adalet ve insan hukuku bu kadar ayakaltına düşürülmemiştir. Demokrasinin, insan hak ve haysiyetinin hamiliğini yaparak tüm ülkelere demokrasi dersi vermeyi hiç ihmal etmeyen Batının şu sahte yüzü, kan gölüne çevirdiği orta doğuda ki oyunları olmasaydı hiç bu kadar açığa çıkmayacaktı. O kadar ki, kendi inancından olmayanların hak ve hukuku diye bir şeyin olabileceğini anlamak istemeyen ve caniliğinin ortaya çıkmasından bile utanç duymayıp yaptığına meşru sebepler bulma gereğini bile duymayan, yeter ki akan kan Müslümanın kanı olsun, atılsın, yıkılsın, öldürülsün.. Hiç umurunda olmamak gibi bir imajı sergileyen Batının gerçek adalet anlayışı böylece ayan beyan iyice ortaya dökülmüş oldu.

Eskiden olsaydı bazılarının anlama özrü olayları ters yüz etmeğe müptela olduğundan Batılı abilerini korumak adına bizi yanıltabilirlerdi. Şükürler olsun idrakimiz gelişti ve biz şimdi biraz biraz anlamaya başladık ki kadim dost Batı bize oyun oynuyor. Sağ gösterip sol vuruyor işte. Aslında şu an bize düşen İslam’ın örnek ahlakını tüm davranışlarımızla ortaya koyarak insanlık dersini onlara biz verebilsek. Desek ki biz bu işin sizden geldiğini çok iyi biliyoruz ve size insanlık adına sadece acıyoruz.  

            Görülüyor ki Batının merhameti yoktur. Her türlü yıkımın altında onun parmağının olmaması da mümkün değildir.  O düşmandır; yapması beklenir ve yapar, ama hala onun oyununa gelip birbirinin boğazını sıkmaya çalışan bizim zavallı İslam dünyasına ne demeli. Terörizme, iç isyanlara bahar adını koyup da elindeki bıçağı aslında kendine saplayan kendi kanını akıtarak kendini yok etmek gibi bir felaketi görmekten aciz zavallılar! Acınacak halde de değilsiniz.  Allah nasıl biliyorsa öyle etsin denir ya, işte tam da öylesiniz. Rabbim idrak şuur nasip etsin de uyanın. Düşmanımızın bizi ne hale getirdiğini görün. Kuran evlere kapılarından girin diyorken, bacalardan girmeye teşebbüs edenlerin baharı kış olur. İşte orta doğunun hali ki, şimdi aranır oldu maalesef eski dikta dönemleri.    

Özellikle İslam dünyasına bakıyorsunuz da ‘her kes bir şekilde incitilmiş, silik, ezik ve isimsiz.’ Her kes yanlış yerde, deniliyor. Oysa adaletin toplumu okşayıcı ve kuşatıcı gölgesinden herkes yararlanmalı değil mi? Tüm toplumlar için mutlaka zalimler bir de mazlumlar mı gerekiyor? Ya da her zalime bir mazlum mu gerekli. Yoksa mazlumlar kendi içlerinden zalimleri mi devşiriyorlar. Yani birileri hep birilerinin omuzuna mı çıkmalı. Yoksa düzenin devamı için birileri omuzlarda taşımaya zalimler mi üretmeli?  Bir yerde mutlak yanlışlık var, bu bilmecenin sırrı nedir? Bunu iyi düşünmeli diyorum.

            Kanun ve nizam bu yanlışı niye engelleyemiyor diye soruna başka yerden mi neşter vuruyoruz?  Bu yanlış kişilerin durulup insan olmaya niyeti yok mu diye yanlış yerlerden mi umut bekleniyor?  Keza merhamet ve insafla hiç tanışılmayacak mı? Diye içteki öfkeler mi boşaltılıyor. Yetmedi coşup aşka gelerek Ey insaf! Sen neredesin? Daha ne kadar bekleyelim seni? Beklemeye ömürler değil asırlar kifayet etmeyecek mi diye naralar mı atılacak? Akif’in tabiriyle:

 Karanlık gecelerin yok mu sabahı?

 Mahşerde mi biçarelerin yoksa felahı.  

 Nur istiyoruz sen bize yangın veriyorsun. 

Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun...  

Ey Adalet Sen Neredesin? Gerçekten bu sihirli kavram ne ulaşılmaz şey ki her zaman ve her mekânda hep aranan ve özlenen sen oldun. Veya bu adalet denen şey birileri için çok mu kötü ve zararlı ki asla istenmiyor, Adeta onların direnişiyle karşılaşılıyor.   

İnsan olmak. İnsanca yaşamak.  Hakkına rıza gösterip hakkı olmayan şeye tenezzül etmeyip böyle güzel bir yaşama kendini endekslemek. Sadece hakkım olanı isterim,  hakkım olmayan şeyi istemem bilincini aktif hale getirmek gerekmiyor mu? Üstelik bizlere verilen hep bu, aldığımız eğitim bu ana fikir üstüne kurulu. Ama niye kabul görmüyor bu anlayış. 

Yoksa eskilerin tabiriyle birilerinin mayasına haram karışmış olmalı mı diyelim.  Helal olanı asla kabullenemiyorlar. Maya yanlışa endeksli ki hep onun yanında yer alınıyor. Baca eğri ise duman eğri çıkar derler ya, eğriden doğru çıkmıyor. Öyleyse baca yıkılıp temelden tekrar inşa edilmeli ki dumanı doğru yükseltmeye çalışmalı göğe doğru. İşte Kuran ahlakı, sünnet ahlakı bunun için gerekiyor. Uyulsaydı ayet ile hadise, çıkar mıydı karakolluk hadise. Diyen şairin ruhu şad olsun.  

Adalet mülkün temeli deniliyor. Demek ki mülk adalete muhtaç.  Varlığımız da öyle değil mi?  Adalet yoksa hiç bir şey yoktur bu âlemde. Zulüm varsa orada iyilik adına hiç bir şey yok demektir. Öyleyse ey adalet sen yoksan biz de yokuz. Çünkü yoktan var olmuyor. Biliyoruz ki, mülk sana hasret, insanlık sana hasret, aslında her şey ona hasret.  

EN SON EKLENEN HABERLER

Odunpazarı Belediyesi, yaklaşan kış mevsiminde kar yağışı ve soğuk hava sonucu oluşacak buzlanmaya karşı önlemlerini aldı.  

Türk Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi delegeleri düzenlenen kahvaltıda bir araya geldiler.

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım