•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

AYNEN ÖYLE, BUGÜN DAHİ 12 EYLÜL!...

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Bugün 12 Eylül değil malum!,

Ülkemizin makus talihinin ilan edildiği 37 yıl öncesi kara günün bir gün sonrası… Kafa karıştıran hesaplamalara dalmadan önce net söyleyelim;

-12 Eylül 1980 yani!..

Bir 9 yıl öncesine denk gelen 12 Mart 1971’de başlayan, okyanus ötesi merkezli operasyonun noktalandığı tarih…

Nereden anlaşılıyor? CİA’nin istasyon şeflerinden birinin sevinçli yorumundan…

-Bizim çocuklar işi başardı!..

Başarılan iş, yapıp-yıktıkları ile “faşist” sıfatını hakkıyla, hak eden askeri darbeydi. Lider, TSK’nın üst kademesi, ordu komutanları. Başlarında Genel Kurmay’ın başındaki kişi;

-N’etekim Evren Paşa!..

Öyle geçmişti adı tarihin notları arasına. Çok kullanırdı kendi adına o güçlendiriciyi!..

-N’etekim babam bir din adamıydı…

Ardından, kurandan bir ayet, sure okuyarak sürdürürdü konuşmasını.

***

Bir anlamda öyle almıştı faşist nitelikli Anayasasına yüzde 92 oyu… Aynen yakın geçmişimizdeki benzerlerinde olduğu gibi;

-Anadolu insanının temiz din duygularının sömürülmesiyle…

Ülkenin demokrat, solcu-sağcı, milliyetçi genç kuşakları sıkıyönetim mahkemelerinde  yargılanır, zindanlarda yok edilirken söylemekteydi bunları. Arada bir insani tarafının itirafını açıklamaktan da geri kalmazdı;

-Asmayalım da besleyelim mi bunları!..

Beslemediler de Yaşlarını büyütüp, asıp geçtiler n’tekim!..

 

Şükür ki 15 Temmuz…

12 Eylül’ün tarihe düşülen notlarla, yaşananlarla bu kadar kısa değil elbet. Bugün sadece Evren ve ordu kademelerindeki silah arkadaşlarının hangi niyetlerle !memleketin kaderine el koyduklarının” kanıtı apaçık ortada..  Çeşitli çevrelerin, çeşitli yorumları ifade farklılıklarıyla birleşiyor;

-Cumhuriyetin ve bir şekilde körtopal demokrasimizin temellerine dinamit koymak…

O günün gerekçesi, anarşizm ve sonunda her kesimden birkaç kişinin ölmesi, katledilmesi…

Bugün durum ne?

-Anarşistlerin yerini bölücü örgütlerin alması, ölenlerin, şehit olanların kat, kat artması!..

Sanki, günümüzün darbecileri Fetö’cüler 12 Eylül’ü örnek almışlar gibi geldi bana…

-Şükür ki 15 Temmuz, 12 Eylül olmadı!.

---------------------------

 

 

 

Biz motor da yaparız

tank da yaparız ama…

 

Cemiyet’in son Bayram Gazetesinin manşet haberi bizim Onur Şenkürk’ün imzasını taşımaktaydı.

-Altay’ın motoruna Eskişehir göz dikti!..

Yılların gazete okuyucusu kimliği ile bir anlam veremedim başlıkta vurgulanılmak istenilene.. Yine de kendi eksikliğimi düşündüm;

-Gündemden bu kadar uzak kalırsan!..

Öyleye “Altay’ı” hatırlamıyorum, dolayısıyla “motor” ile bağlantısını kuramıyorum. “Eskişehir’in göz dikmesine” ise hiç anlam veremiyorum…

Sağındaki, solundaki spotları okuyunca anlıyorum ki “Altay” yapmayı planladığımız “başlı başına Türk” yeni savaş aracımız tankın adı.

Kent olarak göz koyduğumuz ise tankı yürütecek motorun yapımına talip olmak!...

 

Tank da yaptık, uçak da!..

Tank ve motor neler hatırlatmadı ki bana. Özellikle de tank!.. 1974 Kıbrıs Barış harekatını mesela. Stratejik müttefikimiz (!) Amerika ambargo koymuş, uçakların yedek parçası, tankların paletleri ve saire  stoklarla sınırlı…

Olsun, bize vız gelir. Gazete manşetleri yetişir imdadımıza. Hem de Eskişehir mahreçli;

-Tankımız ELMS’den, Uçakların yedek parçaları Hava İkmal-Bakım Merkezi’nden!..

Genç okurlar için yazalım, yukarıdaki kısaltma “Eskişehir Lokomotif ve Motor Sanayii” anlamında.  Yani, bugünkü TÜLOMSAŞ’ın o günlerdeki adı.

Sevinir, ülke insanı olarak rahatlardık tank yapabilecek kabiliyette, uçak parçası üretebiliyor olmaktan…

“yeri-zamanı geldikçe” defalarca okuduk benzet haberleri.

Haberlerin doğruluğuna olan inancımız giderek zayıflayaraktan…

 

Neden olmasın, derken...

Her ne kadar “Altay’ın” ne olduğunu hatırlayamasam da bu haber daha bir “inandırıcı” geldi bana. Özellikle de,

-ESO ve ETO başkanları Özaydemir ve Güler’in referansları nedeniyle…

Savaş Bey, “rahatlıkla üretiriz” diyor mesela. Onun inancı TÜLOMSAŞ’ın, öte yandan uçak motorlarının önemli parçlarını üreten TUSAŞ’ın varlığı…

İkisinin ortaklaşa projesi ve üretim planlaması…

Aynı şekilde Metin Bey de, o doğrultuda görüşlerle birlikte, “yeterli altyapı” varlığından söz ediyor!...

Öyleyse, özellikle teknoloji altyapısında ulaştığımız noktadan hareketle ve onların referansıyla “neden olmasın” diyorum…

İlla ki “Ama” çekincesini de vurgulayarak… Nedenlerini de belki bir başka yazıda okurlarla ve ilginenlerle paylaşırızzz..

EN SON EKLENEN HABERLER

Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından FETÖ/PDY üyesi oldukları iddia edilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı yap...

  İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, Mühendislik Haftası Etkinlikleri Kapsamında yapımı devam eden 264 polikliniği ve 1081 ya...

    EOSB Başkanı Küpeli, Eskişehir'in yerli otomobil üretimi için diğer illere göre şanslı olduğunu belirterek, &ldq...

  ESKİ Genel Kurulu'nda Başkan Yılmaz Büyükerşen'in veto ettiği Aşağı Ilıca Barajı'nın yatırım ve performans programından çıkar...

  Eskişehir’de D-Smart bayiliği ve çağrı merkezini de bünyesinde bulunduran Power Call Center Genel Müdürü olan...

  Baker Tilly Güreli Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş. Eskişehir ofisinin faaliyete geçmesi nedeniyle...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım