•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

İSLAM’DA KURBAN

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

Kurban: Allah'a yaklaşmak ve ona yakın olmak anlamına gelir. Eyyam-ı Nahr da denilen kurban bayramı günlerinde hayvanların uygun olanlarından birinin Allah için boğazlanmasıdır. Kurban, akıllı ve temyiz gücüne sahip dinen zengin olan kadın-erkek, tüm Müslümanlar tarafından kesilir. Kurban kesmeyi vacip kılan zenginliğin ölçüsü, zekâtta ve fıtır sadakasında aranan zenginlik ölçüsüyle aynı olup kişinin borçları ve aslî ihtiyaçları dışında 20 miskal (81 gr.) altına, ya da buna denk nakit paraya sahip olmasıdır. Aynı zamanda kurban kesme sebebiyle aile bütçesinde ciddi anlamda bir sıkıntının olmaması da bir ölçü olabilir.

Kur'an-ı Kerimde yüce Allah şöyle buyurur: "Her ümmet için kurban kesmeyi meşru kıldık ki, Allah'ın rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar…"

"Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; sizden O'na sadece takva (İhlas ve samimiyetle yaptığınız ibadetler) ulaşır.." (Hac, 22 / 34-37)

"Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.." (Kevser, 108 / 2)

Bu ayetlerden anlıyoruz ki, kurban; Allah için kesilir. Allah'tan başkası adına kesilen veya Allah'ın ismi anılmadan kesilen hayvanların eti yenilmez. O murdar hükmündedir. Kesilen hayvanın "besmele" (Bismillahi Allah'ü ekber) ile kesilmesi Allah'ın bir emridir. (Enâm, 118) Bilerek besmeleyi terk eden kişinin kestiği kurban olmadığı gibi, dini açıdan da eti yenilmez.

Allan için kesilip O’na bir çeşit hediye anlamına gelen hayvana haklı olarak ayrı bir kutsiyet verilmektedir. Kurban edilecek hayvanın tekbirlerle hoş tutularak sevgi ile kesim yerine götürülmesi bambaşka bir atmosfer meydana getirir. Sanki kurban edilen hayvan da genelde sergilediği masumiyeti ve teslimiyeti ile bu manevî havayı hissettiğini çağrıştırır. İkinci ayeti kerimeden anlaşılan ise, Allah'a ulaşan etler ve kanlar değil; gönüllerin hakka yönelişidir. Kurban, kulu ile Rabbı arasındaki gerçek bağın ifadesini gösterir.

Peygamberimizden nakledilen bir hadis-i şerifte: "Allahü teâlâ sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz; fakat O, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar." Diğer bir hadis-i şerifte ifade edildiği üzre: "Muhakkak sadakalarınız, fakirin eline ulaşmadan önce, Allah'ın eline ulaşır.." sözü işin kudsiyetini ne güzel ifade eder. Kurban kesmenin vücubiyetine dikkat çeken Peygamberimiz: "Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse, bizim mescidimize yaklaşmasın." (İbn Mâce, "Edâhî", 2; Müsned, II, 321) buyurur. Yine "Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir" (Tirmizî, "Edâhî", 18) sözü ile bu vücubiyet önemle vurgulanmıştır.

Kurban kesmek, varlıklı Müslüman için, Allah'ın verdiği nimetlere bir şükran ifadesidir. Bunun yanında müslümana sevap kazandıran ve de gelebilecek belâ ve musibetlere karşı manevî bir sigorta hükmündedir. Allah'ın emirlerinde toplum yararı öne çıkmaktadır. Bu sebeple de kurbanın etinden ve derisinden fakirlerin ve hayır kurumlarının yararlandırılması bizim toplumumuzda dinî ve örfî bir teamül haline gelmiştir.

Kurban Kesiminde Dikkat Edilecek Önemli Hususlar:

Kurban ibadetine karşı gösterilmesi gereken saygının bir gereği olarak özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık yerleşim birimlerinde sağlık kuralları ve çevre temizliği açısından son derece önemli olan kurallar vardır. Bu kurallar ihlal edilerek, kurban kesme ve ihtiyaç sahiplerine dağıtma görevini, çevre kirliliği meydana getirerek çevre sağlığını hiçe sayarak yapmak doğru değildir. Demek ki kurban kesilirken önce çevre temizliği ve çevre dengesinin korunması için gerekli tedbirlerin alınması gerekir...

Koyun, keçi, sığır, manda ve deve dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemez. Kurban edilecek hayvanın erkek veya dişiliği dinen önem arz etmese bile erkek cinsin tercih edilmesi ülke ekonomisi cihetiyle mecburiyet arz etmektedir. Koyun ve keçide bir yaş, sığır türünde ise iki yaş şartı vardır. Bu konuda satıcıların sorumluluğu cidden çok büyüktür. Dinin koyduğu kuralları bir takım hilelerle kendi menfaatlerine kurban etmemeleri gerekir.

Kesim sırasında, hayvana acı çektirilmemesi, hayvanların ehil kişiler tarafından kesilmesi, mümkün ise kısa bir süre içinde kesim işinin bitirilmesi gerekmektedir. Kesim sırasında psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim yerinden uzak tutulması da önemlidir.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı olması, hem ibadet hem de sağlık bakımından önem taşıyor. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban edilemez. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine engel değildir.

Sağlıklı olduklarını belirtmek amacıyla marka takılması için hayvanların kulaklarının delinmesi ise bir kusur olarak görülmemektedir.

Kurban kesmek yerine sadaka veya kurbanının bedelini vermek, kurban ibadeti yerine geçmez. Kurban mutlaka bayramın birinci günü bayram namazı kılındıktan sonra kesilmeye başlanır. İkinci ve üçüncü günü de kesime devam edilir.

İster peşin ister taksitle satın alınsın, hayvan kişinin mülkiyetine geçtiğinden kurban edilmesinde sakınca yoktur. Büyükbaş hayvanlar en çok 7 kişiye kadar ortaklık kabul eder. Ortakların kesim öncesi kim olduklarının bilinmesi gerekir. Bunun anlamı, şayet içlerinde Allah rızası için değil de sadece ete ortak olmak için kesenin bulunmamasıdır. Olursa diğerlerinin de kurbanı caiz olmaz. Ortakların Müslüman olmaları, kurban ve ibadete niyet etmeleri ve hisselerinin yedide birden az olmaması şarttır. Kurbanın derisi veya bazı parçalarının satıcıda kalması veya kesim ücretine mahsup edilmesi şeklinde yapılan pazarlık da yanlıştır. Bir hayvan eksiksiz, tam olarak alınır ve kurban edilir.

Kurban mal ile yapılan bir ibadet olduğundan vekâlet ile kurban kesimi de çok önemlidir. Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi, ister bulunduğu yerde isterse de başka bir yerdeki kişi veya kuruma vekâlet verebilir. Diyanet İşleri Başkanlığının vekâlet sistemi her yönüyle tavsiyeye şayandır. Yurt içi ve yurt dışı bu hizmete destek verilmelidir. Özellikle Afrika açlığın pençesindedir. Oralara ulaşmak durumundayız. Oralar asla Hıristiyan misyonerlerin insafına bırakılmamalıdır. Kurbanlarınızın kabulü dileğiyle Allah’a emanet olunuz.

EN SON EKLENEN HABERLER

Sakarya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ünügür’ün önceki gün Muğla’da vefat eden ablası...

Yukarı Danişment köyü yakınındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın başladı. İhbar üzerine olay yerine ço...

Eskişehir’de yüksek kira bedelleri ile işletmelerini güçlükle yürüten esnaflar, ödedikleri kiranın yanında ...

Eskişehir'de düzenlenen operasyonda, kumar oynayanların polis baskınından kaçmak için binanın duvarını delip sokağa çıkan gi...

Tepebaşı Belediyesi’nin bu yıl 11’incisini düzenlediği Uluslararası Eskişehir Pişmiş toprak Sempozyumu’na katılan sanatç...

Anadolu Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi 2016-2017 öğretim yılı mezuniyet projeleri sergisi, Öğrenci Merkezi Fuaye Alanı...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım