•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

KEDİLERİN KAVGASI

Yunus Emre GÜLLÜ Yunus Emre GÜLLÜ
Yunusça

Geçmişe yönelik günlüğüme baktığımda şöyle bir anı gördüm. Böyle bir anıyı hiç görmek istemezdim. Keşke sözcüğünü hiç kullanmak istemem ama keşke böyle bir olaya şahit olmasaydım.

            Yaşadığım yer Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya illerine yaklaşık yetmişer kilometre uzaklıklarda bir yöredir. Bu yer,  Frig bölgesinin bağrı dense yeridir. Bu yörede karasal iklim koşulları hüküm sürer. Kışları çetin şartlar yaşanır. Kışlar, soğuk ve kurak geçer.

29 Ocak 2017 Pazar günü, kış olmasına rağmen hava günlük güneşlikti. Yeryüzü beyaz gelinlik giymiş gibi duruyordu. Etraf kar ile kaplı idi. Öğleden önce saat 11.00 sularıydı. İkamet ettiğim lojmanın önünde Eskişehir’e gitmek için arabamı hazırlıyordum. Yerde, on beş cm’den fazla kar vardı. Bu sene kış şartları oldukça çetin geçiyordu. Ocak ayında havalar soğuk ve kar yağışlı geçiyordu. 

2016 Aralık ayından bu yana bir hayli kar yağdı. Kar yağıyor, eriyordu. Karlar bir yandan eriyor, bir yandan da yağıyordu. Aslında yağan karlar hem bereket ve hem de şifadır. Zemheride yağan kar kolay kolay kalmaz derlerdi ama bu sene aksi oluyordu. Bulunduğumuz yöreye yakın bir yer olarak bilinen İdris Yaylası denilen ormanlık bölgede bir metreden fazla kar olduğunu duydum.

            Arabamı yol şartlarına hazırlarken iri bir kedinin mırıldanarak geldiğini gördüm. Kendisine dikkatle bakmadım. Kedi mırıltılarını artırınca dikkatimi çekti. Neyin nesidir, diyerek baktım. Bizim mahallenin kara kedisi idi. Bedeninde simsiyah cinsten değil de sırtından karnına indikçe incelen turuncuya yakın renklerde damalı çizgiler vardı. Bu kedinin külhanbeyi gibi etrafta dolaştığını zaman zaman görüyordum. Diğer kedilerin yanında da cakalı cakalı gezdiğini gördüğüm oluyordu. Diğer kedilere göre biraz daha irikıyımdı. Mahallede sekiz-on kedinin varlığı biliniyordu. Mahallede onlara yiyecek veren birisi vardı. Adam kedilere yiyecek veriyordu ama çevre temizliğine hiç özen göstermiyordu. Onun bu aymazlığı insan sağlığını tehdit edecek kadar ifrat ev tefrit noktasında idi. Hayvan sevgisi takdirle karşılanacak bir durumdur. Temizlik konusunda ölçüyü kaçırmış. Söylenenlere de pek kulak astığı yoktu. O kedinin mırıldanarak arabanın altına girdiğini gördüm. Sol ön tekere yakın bir yerde kuyruk sallayarak durdu. Kısa bir süre sonra ileriden beyaz bir kedi öfkeyle koşarak geldi. Hışımla gelen bu kedi de süt beyazı değil beyaz tüylerin arasında sırttan karına doğru azalan siyahımsı tüylerle kaplı damalı çizgiler vardı.

            Sonradan gelen beyaz kedi, siyah kediye üç beş metre kala durdu. Durunca o kediye de dikkatle baktım. Sonradan gelen kedi de diğerine mırıldanarak kuyruk sallamaya başladı. Birbirlerine kuyruk sallayarak dişlerini öfkeyle gösteriyorlardı. Birbirlerine üstünlük taslamaya çalıştıkları her hâllerinden belli oluyordu. Sert mırıltılardan aralarında olumsuz bir durumun olduğu anladım. Kedilerin mırıltılarının şiddeti gittikçe artıyordu. Kediler, temkinli adımlarla birbirlerine adım adım yaklaşmaya çalışıyorlardı. Bu kedilerin aralarında paylaşamadıkları bir şey olmalı diye düşündüm. O iki kedinin miyavlamaları ve mırıltıları onların masum pisipisiler olmadığını gösteriyordu. İkisinin bakışları da birbirine düşmanca bakışlardı. Arabamın yanındaki bu kedilerin varlıkları ilgimi çekti. Erkek kediler olduklarını kuyruklarının ve kafalarının iriliğinden anladım. Kısa bir süre sonra arabamla hareket etmem gerektiğinden kedilerin arabanın yakınında olmasını istemiyordum. Hareketim sırasında arabanın altında olmaları onlar için de benim için de riskti. Onların tehlike yaşamalarını istemiyordum. Kendilerine tarafımdan her hangi bir zarar gelmesini istemiyordum. O kedilere, son kez baktığımda birbirlerine iyice yaklaşmışlardı. Aralarında bir metre kadar mesafe kalmıştı. Bu kedilerin tavırları mart mevsimi kedilerinin tavırlarına benzemiyordu. Arabadan uzaklaşmaları için kedilere seslendim. Sesimi duymadılar. Beni duymuyorlardı. Sert bir cisimle müdahale etmek istemedim. Sert cisimle müdahalede, kedilerin zarar göreceğinden korkuyordum. Sert cisimle, hayvanların canı yansın istemiyordum.

            Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın! Devamı var!

EN SON EKLENEN HABERLER

Anadolu Üniversitesi’nin başvuru sahibi olduğu ‘İleri Prototipleme İstasyonu Projesi’, Avrupa Birliğinden 2 milyon 998 bin 882 ...

Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)' e üye şairler ve ozanlar, 'Çocuk Hakları Günü' dolayısı ile 'Şiir ve T&u...

Eskişehir’de bir ilki gerçekleştirerek vizyondaki popüler filmlerin Eskişehir galalarını gerçekleştiren Özdilek AVM Cine...

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmelere yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontro...

Keşkül-ü Fukara Gönüllüleri ve Anadolu Üniversitesi Topluma Hizmet Uygulamaları öğrencileri, “Bir fidan bir h...

Eskişehir Ticaret Odası Başkan adayı Erdoğan Tekgöz ve ekibi gazetemizi ziyaret ederek Genel Yayın Yönetmenimiz Bülent Özyazıcı ve...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım