NABİ HOCA İLK KEZ ARADI, ‘NE DÜNÜRÜ KARDEŞİM!..’

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Köşedeki son yazı Cuma günü yayınlandı. Arada geçen iki günü bungun bir ruh haliyle geçirdim. Daha çok can sıkıntısının egemen olduğu, çokça da “kendime kızarak” geçen iki gün…

O son yazıda “yuh çekmiştim” ya, kendime ve meslekten de bazı arkadaşlara, bu kez bir parça “sersemlemiş halimi” irdeleyip durdum aynı zamanda… Kısa sürecin sonlarına doğru, kendime gelip, bu yazı için oturduk yine klavyenin başına.

Önce sözünü ettiğim yazının başlığı;

-A.Ü’deki rektörlük didişmesi sonuçlandı, nasıl ne şekilde?..

Anlaşılacağı üzere, ilimizin adıyla bütünleşmiş, geçmişi 60 yıla dayanmış Anadolu Üniversitesi’ne atan yeni rektör, Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı. Şöyle diyeyim, konuyla uzaktan-yakında ilgilenen Eskişehir kamuoyu bir yana, bu üniversitedeki binlerce  eğitim-öğretim-bilim kadrolarındaki hocaların dahi adını bilmediği bir rektör. Daha açıkçası;

-İTİA dönemi dahil kendi içinden, bünyesinden değil, kariyer basamaklarını çoğunlukla Erzurum Atatürk üniversitesinde tamamlamış genç bir rektör.

Binlerce akademisyen sessiz…

Yazıyı son cümleler üzerinden sürdürme düşüncesindeydim. Soracaktım;

-Sayın Cumhurbaşkanı, bu köklü üniversitenin içinden rektör adayları belirleyip birini niye atamadı ki?..

Aynı anda, kısa bir süre önce ikinci üniversitemiz Osmangazi’ye de önce vekaleten, sonra da asaleten atadığı röktörün de “Bünye dışqından” olduğunu hatırlamıştım.

Demek üniversitelerde neredeyse “gelenekselleşmiş” atama yöntemine itibar etmeyecekti sayın Erdoğan. Ve de örneklerinde görüldüğü gibi;

-Üniversitelerin kadrolarındaki binlerce akademisyenden hiç tepki de görmeyecekti…

Anadolu Üniversitesinde durum biraz farlıydı, Yine Cumhurbaşkanı tarafından “tercihan atanmış” Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın dönem süresi dolmuş, yaklaşık 7-8 aydır öyle “boşlukta” sürdürüyordu görevi…

Bu noktada, atama/atanamama gerekçesi spekülasyonlar da  almış başını gitmekteydi;

-Eskişehir’in AKP’li  Milletvekilleri Nabi Avcı ve Harun Karacan arasındaki tabiri amiyane ile  didişme!..

Konunun can alıcı noktası da burasıydı zaten…Yani, eleştirmeye irdelenmeye değer yanı…

Nabi Hoca “Gündoğan ile devam” düşüncesinde, Harun Bey’de “o olmayacak” iddiasında…

Memnun oldum aradığınıza Hocam…

O ara, bir süre önce Odatv’de rastladığım, sonradan bizim gazetelerin bazısında yer alan bir iddia geldi aklıma. Bülent Özyazıcı’ya da sorarak “O iddia” ile “yükledim” yazının kalan bölümünü;

-Nabi Avcı rektör Naci Gündoğan ile dünürmüş!..

Sayın Cumhurbaşkanı üzerinde etkili olmaya çalışmaktaymış. Karşısında da son seçimden bu yana “araları epey mesafeli” Harun Karacan ile niza halindeymiş..

Bu iddialar üzerine her iki sayın milletvekiline de “bazı sorular” yönelttim ve yanıt ısrarımı yineledim;

-Bakalım ilk açıklama hangisinden gelecek?

O gün sayın Avcı’dan geldi;

-Hüsnü Bey ben Nabi Avcı.

-Buyurun Hocam, memnun oldum aradığınıza…

Memnun olmuştum gerçekten de. Kendisi devam etti;

“-Hüsnü Bey, Naci Bey’ ile dünürlüğüm, herhangi bir hısımlığım yok!.. O haberi ben de görmüş, Odatv’ye bir düzeltme gönderdim, yayınlandı. Bizim basındaki bazı arkadaşlar da yazdı bunu. Sez görmemişsiniz anlaşılan”

Kendime “kızgınlığım” da bu noktada başladı. Evet görmemiştim gerçekten de.

Kendisine, çelebi kişiliğine her zaman saygı duyduğum sayın Nabi Avcı’yı kırmış, üzerinde kasıtlı bir yazı sahibi intibaını uyandırmıştım.

-Peşin ve içtenlikle “bir özür” borçluyum Nabi Hoca’ya. Telefonda yerine getirdim, burada da tekrarlıyorum…

Olup bitenlerden haberiniz yok!..

Konu böyle. Ama konuşmamızda araya sıkıştırdığı şu görüşlerini de mealen aktarmam gerekir;

“Bu, bana karşı bir algı operasyonuydu. Elbet Naci Bey’in görevine devam etmesi gerektiğini düşünüyordum. Ama olmadı. Sayın Cumhurbaşkanı dışardan birinin daha uygun olacağını düşündü. Ne diyelim, hayırlısı olsun”

Evet, benim için de son dileğe katılmaktan başka çaremiz yık yalnız “Nasıl gelişti olay?” soruma biraz da basını eleştiren bir yaklaşımda bulundu;

-Üniversitede neler olup-bittiğinden haberiniz yok!..

Ne denilebilir, doğru gerçekten de. Sahi;

-Üniversitelerimizde neler olup bitiyor. Bilenler-bilmeyenlere, neden anlatmıyor?

Ne olursa olsun, bilim kuruluşu üniversiteler adına çok olumsuz  gelişmeler bu olup, bitenler..

EN SON EKLENEN HABERLER

Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Halk Süt Projesi kapsamında süt satışları 17 Aralık Pazartesi gün&uu...

Eskişehir’de ilk kez açılan Kitap Fuarı’nı açık kaldığı sürede 88 bin 400 kişi ziyaret etti.

Annelik ve doğum sonrası dönem ile ilgili bilgilendirici bir açıklama yapan Dr. Damla Eyüboğlu, küçük bir can dü...

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü tarafından uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda yaklaşık 4,5 kilo esrar ...

Yenibağlar’da 2 bin lira borcu olduğu iddiasıyla bir binanın 6. katına çıkarak kendini aşağıya atmak isteyen şahıs, polis ekiplerinin yak...

Eskişehir Web Tasarım