MUHARREM AYI VE ÂŞURă GÜNÜ

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

“Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. ..”(Tevbe, 36)

  Hicri yılda da on iki ay vardır. Yılın ilk ayı olan muharrem ile birlikte Recep, Zilkade ve Zilhicce ayları ki bunlara “Eşhuru’l hurum” yani haram aylar denir. Savaş ve anarşiden uzak, huzurla geçirilmesi gereken aylardır. Muharrem ayı aynı zamanda yılın ilk ayı olarak tercih edilmiştir. 11 Eylül Salı günü hicri yılbaşıdır. Müslümanlara hayırlı ve uğurlu olsun. 

"Allah'ın ayı olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Şüphesiz Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak böyle aylar Allah'ın rahmetine erişmenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.   

Hz. Peygamber Muharrem ayının dokuz, on ve on birinci günlerinde oruç tutmayı tavsiye etmiştir.  Ramazan ayından sonra en faziletli orucun muharrem orucu olduğu söylenmiştir.

Âşură Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşură Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılırdı. Nitekim Peygamberimiz Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrenmişti.
"Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine Resulullah da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. (İbn Mâce, Siyam: 31)

Bîr hadiste şöyle buyurulur: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder." (et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116)

Hz. Aişe’nin rivayetine göre: "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmişti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." ('Buhari, Savm: 69)

O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.( Müslim. Siyam: 117.) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.

Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir. Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"

Peygamberimiz, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(Tîrmizî. Savm: 40.)

Yine bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(Tîrmizî, Savm: 47.) 

"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”( İbni Mâce. Siyam: 43.) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.

Âşură denilen Muharrem ayının onuncu gününde tarihte pek çok önemli olayların meydana geldiği de zikredilir. Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşură Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşură Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşură Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Âşură gününün manevi berraklığı üzerinde Kerbelă karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. Hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verdiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.:  

            Bilindiği gibi, bu ayın onuncu gününde Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz. Peygamberin torunu, Hz. Ali R.A.’nın oğlu Hz. Hüseyin bugün Kerbela’da Yezid’in askerlerince 70 küsur yakınları ile birlikte şehit edilmiştir. Şehit edildiği gün Muharrem ayının onuncu gününe rastladığından Arapça aşir” on manasına geldiğinden bugüne aşură günü de denir ve bütün Müslümanlar bugünde aşure yemeği yaparak komşulara dağıtılmasını bir gelenek haline getirmişlerdir.

             Mah-ı muharrem oldu meserret haramdır

             Matem bugün şeriata bir ihtiramdır.

            Merhum Fuzuli muharrem ayında eğlencenin haram olduğuna işaret eder. Çünkü o yas ve matem ayıdır. Bu ayda matem İslam şeriatına bir hürmettir diyor.

Düştü Hüseyin atından sahrayı Kerbela’ya  

            Cibril var haber ver Sultan-ı Enbiya’ya

            Yani Peygamberin göz nuru Hz. Hüseyin, şehit edildi. Kerbelă çölüne düştü. Peygamberlerin Sultanı olan Allah Resulüne haber yetişir.

              Öpmeye kıymaz iken Peygamber-i ahirzaman

              Al- kızıl kan içre gitmekte Yezid’e armağan      

            Hz. Peygamberin öpmeye kıyamadığı biricik torunu Hüseyin, al kanlara boyandırılarak Yezid’e armağan edildi. Hz. Peygamber kederlere boğuldu.

   Ey Şâh-ı Kerbelâ bunca gam sana reva mı?
                Bunca bitmez dert, bunca elem sana reva mı?

   Böylesi hunharca işlenen bir katliam Peygamber torununa hiç reva mıdır?                                                                                                                    

                                                                                                Ali Osman Orum

                                                                                                     Müftü Yard.

EN SON EKLENEN HABERLER

Bazı basın yayın organlarında yayınlanan 15 Aralık 2018 tarihinde yapılan ‘UKOME Kararıyla Taksi Ücretlerine Şok Zam’ haberinin ger&c...

Eskişehir Türk Ocağı, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yapa...

Tepebaşı Belediyesi’nin Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu (GÜNDER) ile birlikte gerçekleştirdiği “Yerel Yönetiml...

Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu tarafından düzenlenen “6. Uluslararası Sanat Sempozyumu ve 4. Uluslararası Se...

Demokrasi İçin Dayanışma Platformu üyeleri ESGAZ önünde bir araya gelerek, petrol, elektrik ve doğalgaza yapılan zamların geri &...

Eskişehir’de geçen hafta meydana gelen silahlı kavgada yaralanan 13 yaşındaki Özgür Kaya hayatını kaybetti.

Eskişehir Web Tasarım