06 Eylül 2010 Pazartesi

 REKLAMLARINIZ İÇİN 0 222 220 04 00

Anasayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Son Dakika Ekle

          

SİTE İÇİ ARAMA  

 

  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  GÜNÜN İÇİNDEN
  BÖLGE
  MİZAH
  İletişim

Tefferkür Aynası
A.Osman ORUM
aorum_54@hotmail.com Yazara Mesaj Yolla
4544 Kez Okundu.
Bu Yazıyı Facebook'ta Paylaş

I- Aile Baskısıyla Yapılan Evliliklere Dinimizin Bakışı

Genel olarak anne ve babalar evlatlarının evliliklerinde onların daha mutlu olmasını düşünerek hareket ederler. Bu vesileyle de kendilerine her yönüyle münasip gördükleri ailelerle akrabalık kurmayı, evlatlarının evlilikleri için tüm çabaları gösterirler. Akrabalık kuracakları ailenin geçmişini dahi bir nevi sorgulayarak akrabalığın kalıcı olmasına gayret ederler.
Aslında evlilik her aile için en önemli konulardan birisi olduğu için büyük çabaların sarf edilmesi gereken bir kurumdur. Kurulacak yepyeni bir aile ocağı, geleceğin pırlantalarının yetişeceği ve o ülkenin geleceğinin teminatı olan nesillerin yegâne ocağıdır. Ailenin tüm fertlerinin mutabakatı sağlanarak ortak bir kararla üstelik bu karar, gençlerin sevgilerinin de yerini aldığı bir anlayışın sonucu olursa eminim her kes için daha faydalı olacaktır.
İş böyleyken evlenecek gençler genelde işin bu boyutunu düşünemeyip, eskilerin diye tabir ettikleri anne ve babalarının anlamadıklarını ve onların derdi olmadığından hareketle sadece sevgilerinin peşine takılıp hareket etmeyi yeğlemektedirler. Hatta aile içi bağların zafiyete uğradığı kesimlerde ailesinden habersiz evlilik yapan gençlerin sayısının dahi artmakta olduğu böylesi dramatik aileler de az değildir.
Bazen de bu konularda çıkar hesabı yapan ya da yakın akraba/sosyal çevre baskısına itiraz edemeyen ailelerin olduğu ve evlatlarının evliliğini kendi arzu ve istekleri doğrultusunda şekillendirmeyi düşünen velilerin de mevcudiyeti bir vakıadır.
İşte bunların da sonucu mutsuz bir evlilik hayatına mahkûm olan gençlerin aile dramı. Bir yanda kocasından kurtulmak isteyen, kendisinin veya kocasının ölümü için dua bile eden kadın, diğer yanda hanımını uslandırmak için gece gündüz şiddet uygulayan, gergin bir koca ve bu ailenin birer parçası durumunda olan zavallı çocuklardan teşekkül eden dramatik bir aile modeli.
Bir de işin dini boyutuyla hareket ettiğine inanan bir kesim de vardır ki, Hz. Peygamberin "Velisiz ve iki adil şahitsiz nikâh olmaz" şeklindeki hadislerini delil alarak, kızını evliliğe zorlamayı, hatta istemediği bir erkek bile olsa zorla evlendirme hakkının olduğuna inanan aile büyükleri ve onların gençlerle uyuşmayan hareketleri.
Hâlbuki akitlerde tarafların rızası esas olup, taraflardan birinin rızasının olmaması durumunda akit ya yok hükmündedir, ya da fasit olarak değerlendirilir ve fesat sebebi ortadan kalkmadığında akdin bozulması zorunluluk arz eder.
Hatta dul kadınların evliliği hususunda ise velilerin herhangi bir söz haklarının olmadığı, bekâr kızların evlendirilmelerinde ise velisinin kızdan izin alarak kızının evliliğini gerçekleştirmesi ile ilgili hadis farklı yorumlara kurban edilmiştir. Hizam binti Hansa isimli kıza Hz. Peygamber; "Şayet mutlu değilsen nikâhını feshederek evliliğe son vereyim" demesi aslında bekârın iznine en güzel delildir.

II- Kızın Velisinden İzinsiz Evlenmesi:
Dinimizde kadınlar kendileri taraf olarak akit yapmaya yetkilidirler. Yani kendilerini evlendirebilirler. Nitekim bilindiği gibi "Velisiz nikâh olmaz" hadisinin anlamı nikâh esnasında velinin bulunmasının ya da onun rızasının alınmasının zorunlu olduğu değil de, velinin bulunmasının uygun olacağı anlaşıldığı halde, başka da sebeplerle aile büyüklerinin gençler üzerindeki sahiplik anlayışı nedeniyle evlatlarını kendi istedikleriyle evlendirmesi ve gençlere söz hakkı vermemesi onların da kaçarak ve izinsiz olarak evlilik yapması toplumumuz içerisindeki büyük sorunlardan birisidir. ..
Oysa Kuran-ı Kerimdeki bir ayeti Celile: "Boşanmış kadınlar kocalarıyla anlaşmak istediklerinde onların geri dönmelerine, eski kocalarıyla tekrar nikâhlanmalarına engel olmayın." delil getirilerek kadınların da kendilerini evlendirme özgürlüklerinin bulunduğu şeklindeki anlayış burada zikredilebilir.
Bu vesileyle evliliklerde taraf olarak gençlerin de izninin alınmasına ve kesinlikle istemedikleri bir evliliği onlara dayatmamaya özen gösterilmelidir. Aksi halde kaçarak ve izinsiz olarak yapılan evlilikler sebebiyle aile dramları başımızdan eksik olmayacaktır. Şöyle ki: Mutlu bir günde yanı başında olması gereken ailesinin olmaması sebebiyle mutsuz başlayan ve gelin olmanın tadını çıkaramayan genç bir kızın evlilik hayatı bu toplumun sancılarından biridir..
Daha sonraki hayat serüveninde aile içi sorunlarda kendi ailesinin desteğini göremeyen bir anne.. Hatta kaçarak evlenenlerin genelde maruz kaldıkları hakaretamiz sözlerin meydana getirdiği ezilmiş bir kadın ve ezik bir anne..


milliirade@hotmail.com / Telefon: 0 222 220 04 00

© 2006-10 Milli İrade Gazetesi
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: iletisim@milliirade.com
Sitedeki bazı harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Milli İrade Gazetesi harici linklerin sorumluluğunu almaz.