06 Eylül 2010 Pazartesi

 REKLAMLARINIZ İÇİN 0 222 220 04 00

Anasayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Son Dakika Ekle

          

SİTE İÇİ ARAMA  

 

  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  GÜNÜN İÇİNDEN
  BÖLGE
  MİZAH
  İletişim

Mavi Özgürlük
Sevim YÜCAL
syucal26@gmail.com & syucal26@hotmail.com Yazara Mesaj Yolla
7504 Kez Okundu.
Bu Yazıyı Facebook'ta Paylaş

TANRIYLA YARIŞAN DÜNYANIN EFENDİLERİ (1)

*Batı kültürü ve ekonomisinin diğer ülkelere göre sıçrayışı Fransız devriminden sonra oluşmuştur. Diğer kültürlerin geride kalmasının sebebi, burjuva sınıflarının günümüze kadar uzanan egemen olma ve sınıf zaferleri olmuştur. Tanrıdan, taçtan soyluluktan ya da ruhban sınıfından gelen inanç teorileri (laik) denen kültür anlayışını doğurmuştur.”
Ben; medeniyetin beşiği sayılan Fransa o en büyük kanlı devriminden sonra medeniyet çocuğun dünyaya gelmiş, beşiğine de tüm Avrupa ülkeleri sahip çıkmış, tüm Avrupa bu medeniyetin anası olmuş diyorum.
Burjuvaziler Soydan soptan, Ruhbandan, Tanrıdan, Taç tan bahsede dursunlar hatta ve hatta medeniyeti onlar keşfettiler sayadursunlar, asıl o kanlı devrimi yapan Sankilotlar var ya hani Fransızların (Donsuzlar) dediği o asil olmayan, fakir fukaraların isyanı ve savaşı sonunda doğmuştur. Egemen olma ve sınıf savaşlarının sonunda patlayan o büyük kanlı devrim sonucu medeniyeti anca bulan Avrupa devletleri şimdi arkalarında bıraktıkları diğer kültürleri beğenmeyip birde barbarlıkla, medeniyetsizlikle suçluyorlar. E e e e e e haklılarda onlar keşfettikleri medeniyet için milyonlarca kan döktüler de anca buldular yere göğe koyamadıkları medeniyetlerini.
Maalesef Dünya hala karmaşık. Hiçbir güçlü medeniyetin bu karmaşıklığı ayıklayacağına inanmıyorum ben. Ama bir şey var ki küreselleşen dünyamızda ilerleyen teknoloji de bize Atalarımızda neyin eksik olduğunu da gösteriyor. Teknolojinin hızla nesilden nesil e ilerlemesi, geçen yüzyılda en güçlü ve değişmez denilen devletler, monarşilerin, çarlar imparatorluklarının neredeyse hiç direniş olmadan yıkıldığına tarih şahitlik ediyor. Süren krizlerin ve süren çelişkili yaşamların sebebini anlamak da pek mümkün değil. Mesela İngiliz Monarşisi ve ABD cumhuriyetçiliği gibi narin sistemlerin de yaşamlarını sürdürmeleri şaşkınlık yaratacak bir olay. Bunun sebebini anlamak da pek o kadar kolay değil. Hııııııımmmmm şimdi olay anlaşılıyor perde aralanıyor. ABD sakin sessiz ama içten derinden giderek tüm dünyaya hükmediyor. Aracı ne acaba. İlerleyen teknolojiyi mi iyi kullanıyor, yoksa Ajanlık konusunda Sovyetler birliğini çoktaaannn aşmış da bizlerin haberimi yok.
Kuzey Amerika da süren dokuz yıl savaşlarına birde Kızılderililerle süren savaşları eklersek on beş yıl süren savaşlarda Birinci dünya savaşıydı ve ilk kutsal olmayan savaştı. Kendi inançlarından olan ülkelere bile saldırdılar. Kısaca dünyaya hâkim olmak pek o kadar kolay değildi ve bu 18. yüzyıla kadar mümkün olmadı. Dünya 18. yüzyıldan sonra kesin ve gerçek sınırlarına kavuştu. Çağdaş dünyanın doğuşu Avrupa da onlarca savaşa, milyonlarca cana mal oldu. Yani sizin anlayacağınız modernliğe ulaşmanın faturası milyonlarca cana mal oldu. (Geoffrey Ellis Napolyon İmparatorluğu adlı kitabında 1792-1815yılları arasında Fransa da 1.400 000 kişinin öldüğünü ve bunların yüzde 65 inin Konsül ve İmparatorluk savaşları sırasında hayatlarını kaybettiklerini yazıyor.) Gaston Bodart 1916 tarihli Modern Savaşlardaki ölümler adlı kitabında Cumhuriyet ve İmparatorluk sınırları içerisinde iki milyon Fransız ın öldüğünden bahsederken düşmanlarının ölüm sayısının da aynı olduğunu bunların arasında 300 000 İspanyol bulunduğunu söylüyor. Tek atışlı tüfeklerle kısa menzilli toplarla nasıl bu kadar katlim yapıldığını anlamak gerçekten zor.
Din sorunu Fransız toplumunu bölen sorunlar arasında en kötüsüydü. Zaten Birinci dünya savaşının haricindeki bütün savaşlar da kutsal savaşlar değimliydi. Napolyon yönetiminde de din ve devlet işleri birbirinden ayrılamamış. Napolyon devrime verdikleri desteğe rağmen ruhban sınıfına çok sert çıkmıştı. Cumhuriyete lanet etmemiş rahiplerin ülkeye dönmelerine izin vermişti. Napolyon İmparator olunca toleransına rağmen Santa Margarita adasındaki hapishaneleri emirlerine itaatsizlik eden rahiplere ayırmıştı.


milliirade@hotmail.com / Telefon: 0 222 220 04 00

© 2006-10 Milli İrade Gazetesi
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: iletisim@milliirade.com
Sitedeki bazı harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Milli İrade Gazetesi harici linklerin sorumluluğunu almaz.